lys 5. oturum soru ve cevapları haber sitem

26 Haziran 2010 Cumartesi

Lisans Yerleştirme Sınavı'nın (LYS) bugün yapılan beşinci oturumunda yaklaşık 635 bin öğrenci Edebiyat ve Coğrafya sınavı için ter döktü


Saat 12.00'de sona eren sınavda adaylar Türk Dili ve Edebiyatı ile Coğrafya-1 testlerindeki 80 soruya cevap vermeye çalıştı.
COĞRAFYA 1 TESTİ SORU VE CEVAPLARI

TÜRK DİLİ VE EDEBİYATI TESTİ SORU VE CEVAPLARI

Robin Hood full izle Robin Hood full izle seyret dinle

25 Haziran 2010 Cuma

Robin Hood full izle Robin Hood full izle seyret dinle
Ingilizlerin unlu kahramani zenginden calan! (alan) ve fakirlere dagitan, Sherwood ormanlarinda yasayan Robin Hood’un yeni bir versiyonu yapımına başlanan 2010 kasim ayinda Amerika’da vizyona girecek. Henuz yapim asamasinda olan filmin cekimlerine Ingiltere’de devam ediliyor. Robin Hood’un ask versiyonun nasil olacagi merak konusu. 2010 kasim ayini bekleyip gorecegiz. Ismi simdilik Nottingham olan bu yapim ile ilgili genis detaylara asagiya tiklayarak ulasabilirsiniz.
Russell Crowe’un da filmde nasil bir performans gosterecegi de simdiden tartisilan konulardan birisi.

pers prensi izle seyret

harika, harika
Haylaz bir prens (JAKE GYLLENHAAL) istemeden de olsa gizemli bir prensesle (GEMMA ARTERTON) güç birliği yapar. Birlikte, zamanı tersine çevirebilen Zamanın Kumları'nı açığa çıkarabilecek ve sahibinin dünyaya hükmetmesini sağlayabilecek olan eski bir hançeri korumak üzere karanlık güçlere karşı bir yarış içine girerler.

şrek 4 izle shrek 4 sırek izle seyret,gör

şrek 4 izle shrek izle seyret,gör
shrek ve eşi Prenses Fiona, çocukları ile mutlu bir şekilde yaşamaktadır. Bu mutluluklarına dostları çizmeli kedi, eşek ve eşeğin yavruları da eşlik etmektedir.Zaman tersine dönmüş gibidirBu iyi aile babası rolü zamanla Shrek’e sıkıcı gelmeye başlar. Artık, çevresindekileri korkutarak kendinden kaçırdığı eski günlerdeki halinden çok farklıdır. Kendini gerçek bir dev gibi hissettiği günleri çok özleyen Shrek, kötü kalpli Rumpelstilzchen ile bir anlaşma imzalar. Aslında Rumpelstilzchen, onu oyuna getirmiştir.Shrek anlaşma sonrası kendini farklı bir yerde, farklı bir zamanda bulur. Bu dünyanın kralı Rumpelstilzchen’dir. Ve bu yeni dünyada devler avlanmaktadır. Shrek, prenses Fiona ile hiç karşılaşmamıştır. Üstelik eski dostları da onunla tanıştıklarını hatırlamaz. Shrek’in yeni görevi her şeyi eski haline getirmek ve gerçek aşkı ile dostlarını yeniden kazanmaktır. Bu uğurda birbirinden heyecanlı maceralara atılır.

SURVIVOR 20 HAZIRAN KIM ELENDI IZLE SEYRET DİNLE

SURVIVOR 20 HAZIRAN KIM ELENDI IZLE SEYRET DİNLE

SURVIVOR KIZLAR ERKEKLER 20 HAZIRAN 2010 IZLE SEYRET INDIR TEK PARCA SURVIVOR 20 HAZIRAN 2010 KIM ELENDI?

Pazar

Survivor Kızlar Erkekler 20 Haziran 2010 izle, Survivor Kızlar Erkekler 20 Haziran 2010 tek parça, Survivor Kızlar Erkekler 20.06.2010, Survivor Kızlar Erkekler 20.06.2010 izle, Survivor Kızlar Erkekler 20 Haziran 2010 kim elendi


Acun Ilıcalı’nın yapımcılığını ve sunuculuğunu üstlendiği; şartların her hafta daha zorlaştığı Panama’daki hayatta kalma mücadelesi tüm heyecanıyla devam ediyor. Erkekler Adasındaki gerilim tırmanıyor. Diğerlerine karşı tek başına mücadele veren Hakan Adada kalabilecek mi? Erkekler arasındaki kuysal ittifak bozuluyor mu? Geçen hafta Esmer Seda’nın elenmesiyle sayıları azalan kızlar mücadeleye nasıl devam ediyorlar? Bu hafta adadan kim gidecek? Adadaki büyük sürpriz ne olacak?

MİDE BULANTISINA KARŞI KEKİK KÜRÜ YAPILMASI

21 Haziran 2010 Pazartesi

Prof.Dr. İbrahim Adnan SARAÇOĞLU Mide bulantısı, araç tutması, radyoterapi ve/veya kemoterapi sonrası gelişen mide bulantısına KEKİK KÜRÜ hakkında bilgiler verdi.

Kekik üzerine olan araştırmalarım henüz tamamlanmış değildir. Şimdiye kadar almış olduğum sonuçları burada sizinle paylaşmaktayım. Kekik üzerinde henüz kesinleşmemiş araştırma sonuçlarını da tamamladıkça buradan inşallah sunmaya çalışacağım.

Kekiği araştırmaya dokuz yıl önce başladım. Kekik, yaklaşık kırk yıldan beri geliştirmiş olduğum sistematiğe ideal bir şekilde uymaktadır. Etkin maddelerinin çok farklı kimyası var. İnsan vücudunda, aynı anda farklı metabolizmaları uyarıyorlar. Bu farklılıklar onun kullanma ve hazırlanma şeklinin pek kolay olmayacağı düşüncesini uyandırmıştı bende. Nitekim de öyle oldu. Sizin için hazırlama ve kullanma şekli zor değil. Benim için hazırlama ve kullanma şeklinin nasıl olacağını araştırmak ve tanımlamak zor oldu. Ve bu zorluk halen de devam ediyor. Zorluk, söz konusu bazı hastalıklara karşı onun nasıl kullanılması ve hazırlanması gerektiğini ortaya koymakta yatıyor.MİDE BULANTISINA KARŞI KEKİK KÜRÜ

Etkin maddeler hızla suya geçiyor
Kekiği kısık ateşte demlemeye başladığınız anda, çok şey değişiyor. Etkin maddeler hızla suya geçiyor ve farklı bir hastalık için önerilecek demleme sürelerini belirleme imkânı ortadan kalkıyor. Örneğin, kekiğin üç farklı hastalık için etkili olan maddeleri aynı zaman aralığında suya geçiyor. Demleme süresine bağlı değiller. Hepsi aynı anda suya geçiyor ve dolayısıyla da etkisi azalıyor. Mühim olan her etkin maddenin demleme sürecinde farklı zamanlarda suya geçme özelliğini kullanarak, ilgili hastalık için kürün demleme süresini belirlemektir. Maalesef, böyle bir imkânı kekik vermemektedir.
Peki, çözüm nedir? Bu işin çözümü kolay olmasına rağmen, hazırlanmasında zorlukla karşılaşılmaktadır. Örneğin, adına A dediğimiz hastalığa karşı gerekli olan etkin maddeler ellibeş derece santigratta suya geçerken, yetmişsekiz derece santigratta, adına B hastalığı dediğimiz hastalığa karşı etkili olan etkin maddeler belirli sürede suya geçmektedir. İşte, zorluk bu noktada başlamaktadır. Örneğin, bir yemek kaşığı kekiği, yetmişsekiz derece santigratta suyun sıcaklığını sabit tutarak altı dakika bekletiniz denildiği takdirde, evinizin mutfağında bu kürü hazırlamak mümkün olmayacaktır. Bu nedenle, kekiğin çok kolay kullanılıp hazırlanabileceği bir özelliğini tanıtmak istiyorum.

Kekik ve mide bulantısı
Zaman zaman mide bulantısı çekiyorsanız, ilk aklınıza gelecek olan kekik olmalıdır. Hemen belirtmekte fayda görüyorum, uzun zaman ağzı açık beklemiş ve aroması uçmuş kekik bu amaç için uygun değildir. Taşıt (araba, uçak, gemi) tutmasından şikâyet ediyorsanız, kekik imdadınıza yetişecektir.
Kemoterapi ve radyoterapi almış hastalar.

Kemoterapi veya radyoterapi alan hastaların en sık karşılaştığı durumlardan bir tanesi de mide bulantısıdır. Bu durumda olan hastalara kekik tavsiye ederim.
MİDE BULANTISI VE KEMOTERAPİ/RADYOTERAPİ SONRASI BULANTILAR İÇİN KÜR :

Mide bulantısı, araç tutması, radyoterapi ve/veya kemoterapi sonrası gelişen mide bulantısına karşı.

Kurutulmuş bir tatlı kaşığı kekik ağza alınır. Birkaç yudum suyla çiğnemeden yutulur.

Bir anım :
Değerli okuyucu, bir dostum yakın bir akrabasıyla ziyaretime gelmişti. Akrabası, kırk yaşlarındaydı. Şikâyetiyse, ne tüketirse tüketsin hazımsızlıktan yakınıyordu. Tek bir zeytin dahi yese, yedikten birkaç dakika sonra şişkinlik başlıyormuş. Daha fazla bir şeyler yediğinde de mide ağrısıyla beraber öyle bir istifra nöbeti geliyormuş ki, o an ne yapacağını şaşırıyormuş. “Rahatlayana kadar çektiğimi bir Allah bilir, bir de ben biliyorum” diyordu. Kendisine dağ kekiği kullanmasını, çayını yapıp içmesini önerdim. Bu kişi hâlâ daha zaman zaman gelip teşekkür etmektedir.
Dağ kekiğini, Toroslardan bir tanıdığı kanalıyla getirtmiş ve kaynatıp çayını içmiş. İçtikten sonra aldığı sonucu aynen şöyle tarif ediyordu: “İçer içmez ben yeniden doğdum. Karnımın şişliği indi, midem anında boşaldı. Bu nasıl bir mucize?” diye anlatmıştı. İlk aylarda tanıdığı tüm insanlara sorar olmuş, “Midenizde hazımsızlık, şişkinlik, bulantı var mı?” diye. Sorusuna evet cevabı alınca, hemen dağ kekiğini öneriyormuş, bende dağ kekiği var size verebilirim diyormuş. Bunu yapmamasını, önce mutlaka bir hekime gitmesinin doğru olacağını belirttim. Önerdiği kişinin ya farklı bir rahatsızlığı varsa?

Dikkat
Hamileliğinin ilk ayında olan kadınların ve tiroid problemi olanların uzak durması gerekir. Ayrıca mide ülseri olanların kekiğe karşı dikkatli olmalarını öneririm. Mide kanaması riski taşıyanların kekik tüketimiden kesin olarak uzak durması şarttır. Kan pıhtılaşma problemi olanların kekikten uzak durmaları gerekir.
Prof.Dr. İbrahim Adnan SARAÇOĞLU

SİGARAYI BIRAKTIRAN BİTKİSEL FORMÜL NEDİR

http://haber-ajans.blogspot.com/
Prof.Dr. İbrahim Adnan SARAÇOĞLU , sigarayı bırakmak isteyip türlü yöntemler deneyen tiryakilere Türkiye’de yetişen bir bitkinin çayını tavsiye etti.

Seda Sayan’ın Kanal D’deki televizyon programına katılan Prof.Dr. İbrahim Adnan SARAÇOĞLU , Türkiye’de yetişen binlerce bitki türünün mucizevi faydalarını anlattı.

Saraçoğlu, özellikle sigarayı bırakmak isteyip, bir çok yöntem denemesine rağmen bırakamayanlar için karabaş otunu önerdi.

İşte Sigarayı bıraktıran formül:

‘Bir tatlı kaşığı karabaş otunu bir bardak dolusu kadar su içinde 3 dakika boyunca hafif ateşte kaynatıp için. Bu bitki çayını gün aşırı içmelisiniz.’

Aktarlarda da bulunabilen ve Türkiye’de yetişen karabaşotunun dünyanın hiçbir yerinde aynısının bulunmadığını sözlerine ekleyen İbrahim Saraçoğlu, çay yapmaya vakti olmayanlar, ya da seyahata çıkanlar için şunu tavsiye etti: ‘Karabaşotunun saplarından 5-6 tane yanınızda bulundurabilir ve sitediğiniz zaman bunları çiğneyebilirsiniz. Yutmanızın da herhangi bir sakıncası yok.’

Karabaşotu (lavadula stoechas) : Ballıbabagiller familyasından, bir veya çok yıllık otsu yahut dip kısmı odunsu bir bitkidir. Ezildiği zaman çok kuvvetli ve hoş olmayan bir koku çıkarır. Çiçekleri mavi veya menekşe rengindedir. Bir türünden karabaşyağı denilen bir esans çıkarılır. Yurdumuzda alçak makilerde bulunur. Karabaş Otu Faydası : Ağrıları geçirir. Kalbe kuvvet verir. Damar sertliğinde faydalıdır. Balgam söker. Sara ve beyin hastalıklarında kullanılır. Uyuşukluğu giderir, zindelik verir. Fransız lavantası diye de bilinen, karabaş otu, [Karabaş otu Detay]

* Sigara sonrası öksürükler
* Kilo almadan sigarayı bırakmak

BÖBREK TAŞINI DÜŞÜREN BİTKİSEL KÜR NEDİR

http://haber-ajans.blogspot.com/
Böbrek Taşına Karşı Bitkisel Kür
Prof.Dr. İbrahim SARAÇOĞLU ... "Avokado yaprağı böbrek taşını düşürmekte etkili olan nasıl bir kimyaya sahiptir?” Cevabını bulmak ve vermek en az altı yılımı almıştı.

Yeri gelmişken hemen belirtmekte fayda görüyorum, altı yıl boyunca her gün avokado yaprağını araştırmadım. Ben, aynı zamanda çok sayıda farklı bitkiyi araştırırım. Aynı bitkiyi sürekli araştırmak hem yorucudur, hem dikkat dağıtıcıdır, hem de kolaylıkla kısır döngüye girmenize neden olur. Örneğin, bir hafta boyunca bir bitki üzerinde yoğunlaşırken, ikinci hafta başka bir bitki üzerinde tekrar çalışmaya başlarım. Bazen, bir bitki üzerinde sadece birkaç saat çalışır bırakır, tekrar üzerinde çalıştığım diğer bir bitkiye dönerim.

Böbrek taşını harekete geçiren kimyasal güç, avokado yaprağında bulunan methyl-chavicol’dur. İlk bakışta methyl-chavicol ana etkin madde gibi görünmektedir. Halbuki bu güç etkin madde olmaktan ziyade, böbrek taşını harekete geçiren etken bir rol üstlenmektedir. Böbrek taşını harekete geçiren kimyasal gücün tetikleyicisidir diyebiliriz.

Böbrek Taşlarını Düşüren Bitkisel Kür (Avakado Yaprağı Kürü)
Avakado Yaprağı Kürü

Böbrek taşını düşürmek için
Kaynamakta olan bir bardak (yaklaşık 150 ml) klorsuz suya bir tatlı kaşığı (2-3 gr) kurutulmuş avokado yaprağı ilave edilir. Kısık ateşte sekiz dakika kaynatılır (demlenir).

Demleme süresi tamamlandıktan sonra sıcakken süzülür.

Ilıyınca akşam yemeğinden iki saat sonra içilir. Her beş gün kullanımdan sonra üç gün ara verilir.
Damak tadına uygun hiçbir şey ilave edilmemelidir. Bu kürü 20 günden fazla uygulamayınız.

SAĞLIKLI VE HIZLI KİLO ALMANIN YOLLARI NELERDİR

http://haber-ajans.blogspot.com/
Nasıl Kilo Alabilirim?

Kilo almak isteyen ortalama bir insan büyük porsiyonlu ve yüksek kalorili yiyecekler yemelidir. Hafif egzersizler, iştahınızı açılmasını ve yağ yerine kas olarak kilo almanızı sağlar.
SAĞLIKLI VE HIZLI KİLO ALMANIN YOLLARI

Aşağıdaki tavsiyeler kilo almak ya da kaybettiği kiloları geri almak isteyenler tarafından uygulanabilir. Kişisel ihtiyaçlarınız için bunların bir kısmını değiştirmeniz gerekebilir. Uzmanınıza ya da diyetisyeninize bu konuyu danışabilirsiniz.
•Normalde bir günde tükettiğiniz kaloriden 500 kalori daha fazla tüketerek başlayabilirsiniz. Bazı kişilerin ekstradan yaklaşık 1000 kalori tüketmesi gerekebilir. Gıdaların ambalajındaki besin tablosuna bakarak yiyeceklerin ne kadar kalori içerdiğini öğrenebilirsiniz.
•Gün içinde fırsat buldukça bir şeyler atıştırın.
•Genellikle yüksek kalori içeren gıdaları tüketin.
•Öğünlerde normal porsiyondan daha fazlasını yemeyi deneyin. Eğer iştahsızsanız yüksek kalorili ama küçük porsiyonlu gıdaları daha sık tüketmeye çalışın.
•Yağdaki kalori diğer bütün yiyeceklerdekinden daha fazladır: 1 çay kaşığı yağ 45 kalori içerir. Diyetinize; bitkisel yağlar (kanola yağı, zeytin yağı ve yerfıstığı yağı), yumuşak margarinler (trans yağ içermeyenleri tercih etmelisiniz), fıstık ezmesi (yemeden önce karıştırılması gereken çeşidini tercih edin) ve avokado eklemek fazla yemek yemeden kalori alabilmenizi sağlar.

Doymuş yağlardan sakının. Tüm yağ türleri aynı seviyede yağ içermelerine rağmen doymuş yağlar kolestrolünüzü ve diğer zararlı kan yağlarınızı yükseltirler.Yüksek doymuş yağ oranına sahip gıdalar şunlardır: günlük süt ürünlerinin tümü, tavuk derisi, sosis, ekşi krema, tereyağı, yağlı et, ve çeşitli işlenmiş atıştırmalık yiyecekler.
•Yüksek kalorili bir diyet uyguluyor olsanız bile bunu, tam tahıllar, meyve ve sebzeler gibi işlenmemiş karbonhidratlarla ve yağsız süt, derisi ayıklanmış kümes hayvanı eti, balık, yumurta beyazı, fasulye, yağsız biftek gibi yağsız protein ürünleriyle destekleyerek sağlıklı hale getirebilirsiniz.

Prof. Dr. Ahmet Maranki kilo alma yöntemleri:

Prof. Dr. Ahmet Maranki kilo aldırıcı formülÜN hazırlanması;
250 gram kuru siyah üzüm içerisine 1 çay kaşığı kadar kına kına ile 1 tutam pelin otu ilave edilir.(Kına kına başka bir bitkidir, bildiğimiz kına değildir.)

Bu karışım kıyma makinesinde çekilip 3 litre su içerisine karıştırılır. Ardından, yarı suyu gidinceye kadar bu kür kaynatılır. Tülbent ile bu kür süzülüp (süzülmüş üzüm suyu başka bir kaba alınır) kalan posası ikinci kez 3 litre su içerisine karıştırılır ve tekrar yarı suyu gidinceye kadar kaynatılır. Bu üzüm suyu da tülbent ile süzüldükten sonra ilk başta elde edilen üzüm suyu ile karıştırılır ve bu karışıma bir miktar şeker ilave edilir.
Sabahtan ikindi vaktine değin bol bol bu üzüm küründen içilir. Su içilmemelidir, ikindiden sonra susuz kalınır. Akşamdan sonra bol bol yoğurt yenmelidir. Gece yarısı içine bal ilave edilmiş süt içilir. Prof. Dr. Ahmet Maranki'nin kilo alma kürü günlük olarak hazırlanmalıdır. Sabahları ise kahvaltıda çay yerine sebze ve meyve suları içilmelidir.

Prof.Dr. Ahmet MARANKİ Ahmet MARANKİ

Suna Dumankaya 'dan Kilo Almayı Hızlandırıcı Formül :
Malzemelerimiz :
150 gr. ceviz içi,
200 gr. hurma,
200 gr. kayısı,
200 gr. incir,
20 gr. keten tohumu,
1 portakalın kabuğu (rendelenmiş olarak),
50 gr. tuzsuz tereyağı,
2 tane kakule,
2 gr. anason tozu,
50 gr.fıstık içi (tuzsuz),
1 kilo bal,
Suna Dumankaya Kilo Aldırıcı Formülün uyğulanışı:
Önce hurmaları akşamdan ıslatıyoruz ve çekirdeklerini çıkartıyoruz. Kayısı, incir ve hurmayı blenderdan geçiriyoruz. Sonra tüm malzemelerimizi karıştırıyoruz.

Bu kürden sabah akşam 1 tatlı kaşığı yemek gereklidir. Düzenli kullanıldığında kilo almanıza yardımcı olur.

Suna DUMANKAYASuna Dumankaya




Prof.Dr. İbrahim Adnan SARAÇOĞLU Kilo almak isteyen bayanların ve erkeklerin uygulayacakları kürlerin farklı olması gerektiğini belirtiyor.
Kilo alamamanın bir çok nedeni vardır. Örneğin, tiroit bezinin hızlı çalışması, bağırsaklarda parazit olması, iltihaplı bağırsak, ülseratifkolit, genetik veya psikosomatik veya da bunların dışında kalan çok farklı nedenlere bağlı olabilir. Bu nedenleri ancak, bir hekim belirleyebilir. Hekim kontrol ve önerilerini almadan buradaki bilgiler ile kendi kendinize teşhis koyarak hareket etmeyiniz.
İbrahim Adnan SARAÇOĞLU Bayanlara Kilo Aldıran Kür :

Bir hafta boyunca, sabah kahvaltısı ile öğlen yemeği arasında yarım bardak su ile çiğnemeden üç-dört adet karanfil yutulur. Yedi gün tamamlandıktan sonra aşağıdaki kurallara uyarak küre başlanır.
Tüketeceğiniz ne tür et (koyun, dana, balık veya tavuk) olursa olsun beraberinde orta boy büyüklüğünde ızgarası yapılmış veya pişmiş domates tüketilmesi gerekir.Öğünlerde sadece normal buğday ekmeği tüketilir (beyaz ekmek, kepeksiz). Her gün bir ay boyunca on-onbeş adet antep fıstığı tüketilir. Meyvelerden daha ziyade taze beyaz üzüm ve muz tercih edilmelidir. Her öğlen yemeğinde mutlaka bir adet haşlanmış patates tüketilmelidir. Acı olmamak şartıyla salatanızda sivri veya dolmalık biber bir ay boyunca eksik olmamalıdır. Her akşam yemeğinden iki saat sonra, bir fincan melisa çayı içilmelidir. Hangi meyveyi tüketirseniz tüketin mutlaka yarım kase yoğurdun içerisine doğradıktan sonra tüketilmelidir. Hangi tatlı olursa olsun, mutlaka bol tarçın serperek tüketilmelidir. Kendiniz evinizde kek veya süt ürünlerinden tatlı yapıyorsanız mutlaka biraz fazlaca tarçın ilave ediniz. İş yerinizde veya evinizde, sofraya yalnız oturmayınız.
Her gün 20 dakika mutlaka yürüyüş yapınız. Zamanı önemli değil. Ancak, her gün bir ay boyunca, aynı saatlerde yürüyüş yapmaya özen gösterin.
Aşağıda Belirtilen Yasaklara Uyunuz.

İbrahim Adnan SARAÇOĞLU Erkekleri Kilo Aldıran Kür :
Bir hafta boyunca, sabah kahvaltısı ile öğlen yemeği arasında bir su bardağı suda baş parmak büyüklüğünde iki adet kökzencefil 6 dakika demlenip içilir. Öğütülmüş kökzencefil bu amaç için uygun değildir.
Tüketeceğiniz ne tür et (koyun, dana, balık veya tavuk) olursa olsun, üzerine bolca kekik serpip tüketiniz. Öğünlerde sadece normal buğday ekmeği tüketilir (beyaz ekmek, kepeksiz). Her gün bir ay boyunca on-onbeş adet antep fıstığı tüketilir. Meyvelerden daha ziyade taze beyaz üzüm ve muz tercih edilmelidir. Her öğlen yemeğinde mutlaka bir adet haşlanmış patates tüketilmelidir. Tüketilecek patetesin üzerine kimyon mutlaka serpilmelidir. Acı olmamak şartıyla salatanızda sivri veya dolmalık biber bir ay boyunca eksik olmamalıdır. Her akşam yemeğinden iki saat sonra, bir fincan kuşburnu çayı içilmelidir. Hangi meyveyi tüketirseniz tüketin mutlaka yarım kase yoğurdun içerisine doğrandıktan sonra tüketilmelidir. Hangi tatlı olursa olsun, mutlaka üzerine limon sıkılarak tüketilmelidir. Limon sıkılmış tatlı mutlaka yemekten önce aç karına tüketilmelidir. Tatlının üzerine normal öğününüze devam edebilirsiniz. İş yerinizde veya evinizde, sofraya yalnız oturmayınız. Her gün 20 dakika mutlaka yürüyüş yapınız. Zamanı önemli değil. Ancak, her gün bir ay boyunca, aynı saatlerde yürüyüş yapmaya özen gösteriniz.
Kilo Almak İsteyenler için Yasaklar
Günde iki bardaktan fazla çay içilmemelidir. Kahve ancak 1 tane. Turşu, karabiber, acı biber ve sütten en az iki ay uzak durunuz. En az iki ay boyunca, bezelye, nohut, ıspanak, karnabahar ve brüksel lahanası tüketilmemelidir. Her türlü kaymak ve yemeklerde katı yağ kullanımından uzak durulmalıdır.

BİTKİSEL TEDAVİDE NELERE DİKKAT EDİLMELİDİR

http://haber-ajans.blogspot.com/
Sizlere uzun süredir bitkilerin antioksidanlar ve diğer yararları hakkında bilgiler veriyoruz. Özellikle ülkemizde yaşayan üyelerimizin şifalı bitkileri bulma şansı çok daha fazla.


Bu konuda Prof.Dr. İbrahim Saraçoğlu’nun görüşlerine başvurduk. Dr. Saraçoğlu, “Bitkisel Sağlık Rehberi” adlı kitabında bitkilerle sağlıklı yaşam hakkında öneriler sunuyor. Birçok soruna bitkilerle tedavi imkanı sunarken, bunların kesinlikle doktorunuzun size özel kontrol ve önerileri sonrası değerlendirilmesini eklemeyi unutmamalıyız.

Bitkisel Sağlık Rehberi” bir çeşit alternatif tıp kapsamında mı?

"Tıbbın alternatifi olmaz. Yalnız sağlıklı beslenmenin olabilmesi için sağlıklı besinin olması gerek. Türkiye’de adı bile bilinmeyen pek çok hastalıkta bugün artış var. Çok hızlı kültür değişimi de buna sebep. Oysa, Japonların, İspanyolların, İtalyanların beslenme kültürü sürerken, Türklerinki neredeyse ortadan kalktı."

Türk beslenme kültüründe yanlış ve doğrular nelerdir?

Nereye gitseniz kebapçı ve fastfood restoranları var. Daha kötüsü ebter tohumların, yani geleneksel tarımın terk edilip doğal tohumlar yerine melez tohumların gelmesi. Ebter tohumlarında kırık genler vardır. Bunların ürettiği hatalı proteinler, vücutta antikor gibi davranıp kendi organlarımıza saldırabiliyor.

Organik tarım işe yaramıyor mu?

"Organik tarımda da melez tohum kullanıyor. Ebter tohumlardan elde edilen sebzeler ve meyvelerde hastalıklara karşı koruyucu ve etkin maddeler yok denecek kadar az. Türkiye’de tarım yüzde 80 ebter tohumlu. Bir an önce eski usul tarıma dönmemiz lazım. Aksi taktirde bunun sonuçlarını çok ağır öderiz."

Bitkilerin insanlar üzerinde ne tür etkileri var?

Sağlıklı beslenerek birçok hastalığa yakalanmaktan korunabilir ya da hastalığı geciktirebiliriz. Fakat sadece sağlıklı beslenmek yeterli değildir. Çünkü öğünlerde besinlerden aldığımız etkin maddeler diğer bir besin maddesinin etkin maddesiyle reaksiyona girip etkin gücü zayıflatabilmekte. Örneğin havuç alzheimer’a, unutkanlığa karşı önleyici ama salatada bol bol havuç tüketmenin faydası minimal. Çünkü salatadaki yeşillikler, limon sirke veya baharat, havuçtaki alzheimer’ı önleyen etkin maddeleri etkilemekte.

Peki bunun için ne yapmalı?

Kür uygulamalı. Bitkilerin doğru hazırlanıp tüketilmesine kür diyoruz. Kitabımda hazırlaması çok kolay yüzlerce kür var, bunları yılda 1-2 kez uygulayarak henüz ortaya çıkmamış bir rahatsızlığı bitkisel kürlerle önlemek mümkün.

Dereotu ve Basur

Sabah, öğle ve akşam yemeklerinden 15 dakika önce tüketilecek dereotu basura karşı mükemmel bir çözüm getirmektedir. Bir ay boyunca uygulanmalıdır.

Bademcik ve boğaz enfeksiyonlarına karşı adaçayı:

Yaklaşık bir su bardağı suda bir poşet adaçayı veya bir tatalı kaşığı taze adaçayı on dakika demlenir. Günde 2-3 defa gargarası yapılır. Ayrıca, beraberinde bir ay boyunca hergün bir çay bardağı adaçayı içilir. Demleme süresi tamamlandıktan sonra bitkiyi daha fazla suyunun içinde bekletmeyiniz mutlaka süzüp ayırınız.

Hemoroid

Hemoroid'e karşı önermiş olduğum bitkisel kür Anadolu'da " Cıngıldak" olarak adlandırılmaktadır. Bazı yörelerde "civelek" olarak da belirtilmektedir. Özellikle Ege bölgesinde ve Torosların eteklerinde yetişen bu bitkinin yatay geçiş yapmış olan türleri vardır. Doğru türü, hemoroid şikayetlerine karşı mükemmel etkilidir. Bu bitkinin kullanım süresi yaklaşık 1.5 aydır. Bir kürlük miktar 1.5 ay kullanılır ve yaklaşık 75 gramdır.

Bayanların sancılı geçen adet dönemlerine karşı civanperçemi bitkisi

Regl döneminin başlamasına üç gün kala uygulamaya başlanır ve bitimine kadar devam edilir. Bir tutam civanperçemi (yaklaşık beş gram) yarım litre kaynamakta olan suyun içine atılır. Ağzı kapalı olarak hafif (kısık) ateşte 3 dakika demlenir. Soğuduktan sonra süzülür. Regl döneminin başlamasına üç gün kala hergün sabah ve akşam bir su bardağı içilir. Hergün taze olarak hazırlanır. Reglinin bitimine kadar devam edilir. Bu kür her regl döneminde beş-altı ay uygulanır. Adet sancıları çok şiddetli ise, bu taktirde adet başlamadan bir hafta önce kür uygulamaya başlanır.

Kansızlık şikayetine karşı (demire bağlı anemi)

Kullanılacak olan 250 gram taze ıspanak ve 200 gram kabuğu soyulmuş kerevizdir. Kaynamakta olan bir litre suyun içerisine 200 gram ince dilimlenmiş kerevizi atınız ve hafif ateşte 10 dakika haşlayınız. On dakika tamamlandıktan sonra üzerine 250 gram ıspanağı ilave ediniz ve yine ağzı kapalı olarak 5 dakika daha haşlamaya devam ediniz. Daha sonra soğumaya bırakınız. Soğuduktan sonra süzerek suyunu temiz bir şişeye koyunuz ve buzdolabında koruma altına alınız.

Sabah aç karına veya kahvaltıdan bir saat sonra bir su bardağı içilir. Akşam aç karına veya akşam yemeğinden bir saat sonra bir su bardağı içilir. 15 gün müddetle sabah ve akşam içimleriyle gün atlamadan devam edilir. 15 gün sonra 10 gün ara verilir. On gün aradan sonra aynı şekilde tekrar sabah ve akşam olmak üzre 15 gün kereviz-ıspanak kürüne devam edilir. Toplam 30 günlük uygulama ile kür tamamlanmış olur.

200 gram kerevizin yumrularının yerine kerevizin sadece taze ve yeşil olan yapraklarını ve saplarını da kullanabilirsiniz. Üç adet saplı (dallı ve yapraklı kısımları, yaklaşık 150 gram) kereviz yeterli olabilecektir. Bu taktirde haşlama süresi üç dakikadır. Üç dakika tamamlandıktan sonra 200 gram ıspanak ilave edilerek beş dakika daha haşlamaya devam edilir. Ilıdıktan sonra süzülür ve temiz bir şişeye doldurulur. Tüketim şekli yukarıda belirtildiği gibidir.

SPERM ARTTIRICI KEÇİBOYNUZU KÜRÜ NEDİR

http://haber-ajans.blogspot.com/
Keçiboynuzu aynı zamanda hareketli sperm sayısını arttıran özelliğe sahiptir.

Aktif sperm sayısı az olan ve az sperm sayısından dolayı çocuğu olmama riski yüksek baba adaylarının kullanmasında çok büyük fayda vardır. Kısaca, Keçiboynuzu Kürüsperm sayısı az olanlar için ideal bir bitkisel çözümdür. Bugüne kadar hareketli (aktif) sperm sayısının azlığından dolayı baba olamayan onlarca insan tanıdım, hemen hemen hepsi de keçiboynuzu kürünü uyguladıktan 4-5 ay sonra baba olacaklarının heyecanı ile beni aramışlardır. İsviçreli çok yakın bir aile dostum aynı sorunla karşı karşıya idi. Kendisi uzun yıllar bu konuda çok değişik tedaviler görmüş ve sonuç hep başarısızlıkla neticelenmişti. Kendisine keçiboynuzu kürünü önerdiğim zaman bana tereddütle bakarak “şaka yapıyorsun herhalde” demişti. Ne de olsa 13 yılın verdiği başarısızlık ve ümitsizlikte vardı. Ama bu konuda çok ciddi araştırma sonuçlarımın olduğunu söyledim. Bunun üzerine derhal uygulamaya karar verdi. Türkiye’den keçiboynuzu getirttim ve kullanmaya başladı. Kullanmaya başladıktan 5 ay sonra baba olabileceğini öğrendiğinde mutluluğunu ilk benimle paylaştı. Bir kaç ay sonra bana keçiboynuzunun içerdiği ilgili etkin maddenin ne olduğunu sordu ve bunu hemen ilaç sanayine kazandırabileceğimi ve ticari olarak da iyi para kazanabileceğimi söylemişti. Ben de bitkiler üzerine yaptığım tüm çalışma ve araştırmalarımı insanlığın hizmetine karşılıksız olarak sunduğumu ve herhangi bir beklentimin olmadığını söyledim. Meslektaşım üç çocuk sahibi olmanın mutluluğunu yaşıyor.

Keçiboynuzu ve sperm hareketliliği
Erkeklerdeki sperm sayısının 40 milyon/ml veya yukarısı normal değerdir. Bu sayı azaldıkça kadının hamile kalabilme olasılığı da azalır. Mühim olan sadece sperm sayısı değildir. Sperm sayısı normal düzeyde (40 milyon/ml ve yukarısı) olsa bile, eğer hareketli sperm sayısı az ise bu taktirde kadının hamile kalma riski de azalır. Spermlerin hareketliliği de önemlidir. Toplam sperm sayısı 7-8 milyon/ml civarında olupta baba olan bir çok insan tanıyorum. Bu nasıl oluyor? Uygulanan keçiboynuzu kürü, düşük seviyede olan 7-8 milyon/ml içerisindeki hem hareketli sperm sayısını yükseltiyor hem de hareketli spermleri daha hareketli duruma getiriyor. Bir taraftan az sayıdaki hareketli sperm sayısını yükseltmekte diğer taraftan da mevcut hareketli spermlere daha fazla hareketlilik kazandırmaktadır. Normal sperm sayısı oldukça düşük olmasına rağmen, spermlerin belli bir yüzdesinin hareket hızı yükseldiğinden yumurtaya ulaşma oranı yükselmektedir. Bu sayede sperm sayısı normal sayının altında olmasına rağmen hamilelik başlayabilmektedir.

Keçiboynuzu ve sperm acrosome aktivitesi
Hamileliğin oluşabilmesi için sperm sayının normal düzeyde olması gerektiğini belirtmiştim. Bazı durumlarda toplam sperm sayısı normal seviyesinde olduğu halde ve hareketli sperm sayısı da normalken, buna rağmen hamilelik çok zor gerçekleşebilmektedir. Bunun sebebi nedir? Spermlerin baş kısmında bir kesecik bulunmaktadır. Bu keseciğe acrosome denir. Bu keseciğin içerisinde çok sayıda değişik enzimler bulunmaktadır. Sperm, yumurtaya temas ettiği anda, acrosome içerisindeki enzimler yumurtanın membranını (zarını) parçalarlar (çözerler, eritirler) sperm yumurtanın içerisine girer ve döllenme başlar. İşte, yumurta zarı ile temas eden sperm-acrosomunun içerdiği enzimler yeterli aktiviteye sahip değiller ise, yumurtanın membranını (zarını) parçalayamazlar (eritemezler, çözemezler). Ve yumurtanın döllenmesi mümkün olmaz. Görülüyorki, hareketli sperm yumurtaya ulaşmasına rağmen döllenme mümkün olmayabilmektedir. İşte, keçiboynuzu kürü hem hareketli sperm sayısını artırmakta, hem hareketli spermleri daha hareketli kılmakta ve hem de spermin baş kısmında bulunan acrosome içeriğindeki enzimlerin aktivitesini yükselterek, yumurta zarının parçalanmasına imkân sağlamaktadırlar. Çoğu zaman toplam sperm sayısı normal seviyenin altında olmasına rağmen (7-8 milyon/ml) keçiboynuzu kürü ile döllenme gerçekleşebilmektedir. Bunun sebebi, harnupun spermlere, sayıca az olmalarına rağmen hareketlilik kazandırarak yumurtaya ulaşmasını sağlamak ve acrozom içerisindeki enzimlerin aktivitesini arttırarak da yumartanın membranını kolayca parçalayabilme imkânlarını sağlamasıdır.

İktidarsızlığa karşı adeta mucize çözüm keçiboynuzudur. Keçiboynuzu kürünün etkisini viagra ile mukayese etmek mümkün değildir. Keçiboynuzu kürü, iktidarsızlık için viagranın bir gecelik getirdiği çözüme karşı bir defalık veya bir gecelik çözüm getirmemektedir. Aksine, iktidarsızlığı tedavi ederek uzun bir zaman dilimi içerisinde kalıcı çözüm getirmektedir. Dönem dönem uygulanacak kür ile de iktidarsızlığı ortadan kaldırabilmektedir. İktidarsızlık çeken erkeklerin hiç çekinmeden kullanabilecekleri bir kürdür. Herhangi bir yan tesiri olmayan bu uygulama, iktidarsızlık şikayetleri olan erkekler için ideal bir yardımcıdır. Keçiboynuzu kürü uzun zaman kalıcı çözüm getirebilmektedir. Viagranın belirtilen yan tesirlerinin hiç biri keçiboynuzu küründe yoktur.

Keçiboynuzu kürü uygulanırken, iktidarsızlığa karşı etken olan etkin maddelerinin önce vücutta depolanmaları gerekir. Bu etkin maddeler, vücutta ancak belirli bir seviyeye ulaştıktan sonra, hücre içindeki transformasyon mekanizmasını harekete geçirerek (uyararak) etkisini göstermeye başlarlar. Hücre içinde etkinliğini (aktifliğini) kaybetmiş olan bazı enzimleri aktive ederek şikayetlerin ortadan kalkmasına neden olurlar. Etkin maddelerin, vücudumuzda depolandıktan sonra etkilerini göstermeye başlamaları hemen hemen bütün bitkisel kürler için geçerlidir. Genel olarak, bitkisel kürlerin sonuca ulaşması (etki edebilmesi) zaman almaktadır. Bunun nedeni, kürün uygulanması esnasında etkin maddelerin önce vücudumuzda depolanması gerekir ancak, bu depolanma süresi zaman almaktadır. Bu nedenle bitkisel kürleri uygularken sabırlı olmak gerekir. Bu kürü uygulamak isteyen şeker hastalarının önce hekimlerine danışmaları gerekir. Çünkü, keçiboynuzu fazla miktarda şeker içermektedir. Yaklaşık 85.000 ppm fruktoz, 95.000 ppm glukoz 215.000 ppm sakaroz içerir. Diğer bir ifadeyle eğer, 100 gram keçiboynuzu tüketilir ise, yaklaşık 8.5 g fruktoz, 9.5 g glukoz ve 21.5 g sakaroz’u vücudumuza almış oluruz. Bu kürü uzun müddet uygulayanların göz ardı etmemeleri gereken bir nokta da, bir miktar kilo aldırmasıdır.

Değerli okuyucu, aşağıdaki uygulama şekillerinden herhangi birine göre keçiboynuzu kürünü uygulamaya karar verirseniz ya da keçiboynuzunu çiğneyerek tüketirseniz kan şekerinizin yükselmeyeceğini biliniz. Şeker hastalarının bir çoğu keçiboynuzunun kan şekerlerini yükselteceğini düşünürler, halbuki bu yanlış bir düşüncedir. Kan şekerini yükselten keçiboynuzunun pekmezidir. Bu nedenle şeker hastalarının keçiboynuzu pekmezini tüketirken dikkatli olmaları ve hekimlerine danışmaları gerekir. Tekrar belirtmekte fayda görüyorum, aşağıda belirtmiş olduğum uygulama şekillerine göre, haşlanmış keçiboynuzu suyu, şeker hastalarının kan şekerini yükseltmemektedir.

Çok sık karşılaştığım bir soru da şudur, “Keçiboynuzu fruktoz, glukoz ve sakaroz gibi şeker çeşitlerini bol miktarda içerdiği halde, çiğ olarak tüketildiğinde veya haşlama suyu içildiğinde nasıl oluyorda kan şekerini yükselt miyor? ” Bu sorunun cevabı, keçiboynuzunun aynı zamanda şeker dengeleyici etkin maddelere sahip olmasında yatmaktadır. Keçiboynuzu pekmezi hazırlanırken, şeker dengeleyici etkin maddeler büyük bir oranda yok olduğundan, pekmezi kan şekerini yükseltmektedir. Bir çok kimse, pekmezinde de aynı şifa gücü vardır diyerek, keçiboynuzu kürlerini pekmezi ile yapmaktadırlar. Bu düşünce doğru değildir. Keçiboynuzu pekmezi belirtmiş olduğum rahatsızlıklara karşı en fazla %20 oranında etkilidir. Yeri gelmişken önemli bir noktayı açıklamakta fayda görüyorum; Keçiboynuzunu suda haşlarken kesinlikle on dakikadan fazla haşlamayınız. On dakikanın üzerindeki haşlama süresinde kan şekerini yükseltme riski başlamaktadır. Aşağıda vermiş olduğum uygulama şekillerinde haşlama süreleri, uygulanacak olan küre göre üç ile sekiz dakika arasında değişmektedir. Dikkat edilecek olursa, keçiboynuzu ile ilgili olarak belirtmiş olduğum hiçbir kürde sekiz dakikanın üzerinde haşlama süresi yoktur.

İyi huylu prostat büyümesi (benigne prostate hyperplazy) şikâyeti olanların zaman zaman keçiboynuzunu çiğ olarak tüketmeleri çok faydalıdır. Çünkü keçiboynuzu, iyi huylu prostat büyümesine neden olduğu bilinen 5-alpha-reductase enziminin aktivitesini düşüren (inhibe eden) beş tane etkin maddeye sahiptir. Bu etkin maddelerden en önemli iki tanesi palmitic acid ve stearic acid’dir. 5-alpha-reductase enziminin aktivitesi ne kadar yüksek ise iyi huylu prostat büyümesi (benigne prostate hyperplazy) o kadar hızlı gelişir. Prostatın büyümesi bir takım şikâyetleri de beraberinde getirmektedir. İyi huylu prostat büyümesinin neden olduğu şikâyetlerin başında idrar yapma zorluğu, idrar kesesini tam boşaltamama, sık sık idrara çıkma isteği, geceleri birden fazla idrara kalkma ve idrar yaparken çatallanma veya fıskıye şekli gelir.

Hareketli sperm sayısını ve kalitesini artırıcı ve de erkeklerdeki iktidarsızlığa karşı Kür :

Kaynamakta olan yaklaşık yarım litre suya 6–7 adet keçiboynuzunu küçük küçük kırarak atınız. Ağzı kapalı olarak hafif ateşte 3 dakika kaynatınız. Kaynama süresi tamamlandıktan sonra ocağın altını kapatınız ve 20 dakika dinlendiriniz. Dinlenme süresi tamamlandıktan sonra kaşıkla keçiboynuzu parçalarını çıkartınız. Soğuduktan sonra yarısını sabah aç karna, diğer yarısınıda akşam yatağa giderken içiniz. Bu uygulamaya bir hafta boyunca hergün devam ediniz. Birinci haftadan sonra 3 ay boyunca hergün akşam yatağa giderken bir su bardağı içiniz. Daha sonraki aylarda zaman zaman uygulayınız.

Not: Şeker hastaları çekinmeden keçiboynuzu tüketebilirler. Olgunlaşmış keçiboynuzu (kahverengi-siyah) çiğ olarak tüketilmelidir. Çiğ olarak tüketilen keçiboynuzu kan şekerini yükseltmez. Şeker hastaları da çekinmeden günde 5-6 adet keçiboynuzunu çiğ olarak tüketebilirler. Bu kural keçiboynuzunun pekmezi için kesinlikle geçerli değildir.

DOMUZ GRİBİNE KARŞI MUCİZE KÜRLER NELERDİR

http://haber-ajans.blogspot.com/
Alkol, sigara, kızarmış et ve ağır tatlılar, vücudun savunma mekanizmasını çökertiyor. Oysa grip, bağışıklık sistemi güçlü olanları pas geçiyor. İşte, griple savaşınızda gücünüze güç katacak mucize formüller...

Prof.Dr. İbrahim Saraçoğlu : Domuz gribi, tüm dünya ülkelerini olduğu gibi Türkiye’yi de sarstı. Anneler ve babalar, çocukları için endişeli. Oysa, tüm grip türleri gibi domuz gribi de solunum yoluyla bulaşır. Ve grip, bağışıklık sistemi güçlü olan insanlarda endişe yaratacak tablolara neden olmaz. Bu nedenle bağışıklık sistemini güçlendirmek, griple savaşmanın en önemli yoludur. Bunun için de düzenli uykunun yanı sıra beslenmemize dikkat ederek, vücudumuzu güçlü kılmamız gerekir.

Gripten korunmak için, insanların toplu halde bulundukları otobüs terminalleri, havaalanları gibi ortamlarda uzun süre durulmaması, kapalı mekanların ve eğlence yerlerinin mümkün olduğu kadar tercih edilmemesi önemlidir. El temizliğine özen gösterilmesi gerektiğini artık hepimiz biliyoruz. Fakat anti bakteriyel mendillerin grip virüsüne karşı bir koruyucu olmadığını, el temizliğinin mutlaka akar su altında sabunla yapılması gerektiğini unutmamalıyız. İnsanlarla yakın temasta bulunmamak çok önemli. Grip tehlikesi devam ettiği sürece başkalarıyla öpüşmekten ve el sıkışmaktan kaçının.

KARACİĞERİ GÜÇLENDİRİN
Gribin en fazla yayıldığı kış aylarında, boğaz ve bademcik enfeksiyonlarına karşı koruyucu ve önleyici doğal bitkisel kürler uygulamak mükemmel bir destek tedavi imkânı sağlayacaktır. Bağışıklık sistemini güçlendiren besinlerin neler olduğu konusunda önerilerde bulunulurken, bağışıklık sistemini zayıflatan beslenme şekilleri üzerinde pek durulmaz. Yağda kızartılmış besinler (et ve sebze), islenmiş peynir ve et çeşitleri, ağır tatlılar (baklava, kadayıf, şöbiyet, ekmek tatlısı vb), sigara, alkol bağışıklık sistemini zayıflatan gruba dahildir. Gribe karşı güçlü olmak için, karaciğer metabolizmasının ve bağırsak florasının sağlıklı çalışmasını sağlamak gerekir.

Potasyum deposu ‘tarçın’
Karaciğer metabolizmasını güçlendirmede yardımcı kür olarak maydanoz-limon kürünü önermekteyim. Maydanoz-limon kürü aynı zamanda karaciğer yağlanmasını (hepatosteatoz) ortadan kaldırmakta mükemmel bir destek tedavi sunar.
Griple mücadele etmek için, C ve E vitamini bakımından zengin sebze ve meyveleri tercih edin. Örneğin narenciye, brokoli, taze sıkılmış nar suyu, Trabzon hurması, turp, kuru soğan. Özellikle bağırsak florasının dengeli çalışmasında Trabzon hurması, brokoli, yoğurt ve günde bir yemek kaşığı bal tüketmek en ön sırada yer almaktadır.
Eğer korunamaz da grip olursanız, haftada 3-4 kez kabuk tarçın veya kök zencefil çayı içerek, gücünüzü geri kazanabilirsiniz. Tarçın tanıdığım tüm baharatlar içerisinde en güçlü antioksidandır. En az dokuz adet antioksidan madde içermektedir. Tarçın ağacının kökleri, potasyuma karşı öylesine seçici davranır ki, adeta yetiştiği toprağın potasyumunu emer ve depolar. Kabuk tarçın gibi toz tarçın da, çok zengin bir potasyum deposudur.

ADAÇAYI TAKViYESi
Okul çağındaki çocukların gripten korunması için adaçayı gargarası çok önemlidir. Özellikle okul çağındaki çocuklar bademcik iltihaplanması nedeniyle günlerce yüksek ateşle yatmakta ve okullarından geri kalmaktadır. Bu durumlarda adaçayıyla yapılan gargaralar gerçek bir yardımcıdır.
Çocuklarınıza, yatmadan önce ve sabah evden çıkarken adaçayı gargarası yaptırın. Bu kür, onları faranjite ve bademcik enfeksiyonuna karşı korumada mükemmel bir destekleyici rol oynar. Bademcik veya boğaz iltihabının (faranjit) oluşumuna karşı gerçek bir koruyucu ve önleyicidir. İlk günlerde gün boyu birkaç defa yapacağınız adaçayı gargarası çocuklara gücünü geri kazandıracaktır. Daha sonraki günlerde haftada birkaç defa gargarayı tekrarlamak bademcik ve boğaz enfeksiyonlarına karşı koruyucu olacaktır.

PARAZİT ‘KOVUCU’
Zaten, adaçayının Latince adının ilk kelimesi olan ‘salvia’ korumak, korunmak ve muhafaza etmek anlamına gelmektedir. Adaçayı hem doğal bir antibiyotik hem de doğal bir öksürük engelleyicidir. Adaçayında bulunan antibiyotik özellikli etkin maddeler suda çözünen maddelerdir. Suda çözünme özelliklerinden dolayı, alkolle tentürleri yapılmadan doğrudan sıcak suda demleyerek kullanma imkânı sağlar. Ülkemizde 30’un üzerinde bilinen adaçayı çeşidi vardır. Bunların önemli bir kısmı yabanidir. Adaçayını alırken yabani olmayanını almaya özen gösteriniz. Emin değilseniz, büyük marketlerde paketlenmiş adaçayı bulabilirsiniz.

Adaçayı tarihte zirai ilaç olarak kullanılmıştır. Antik Çağ’da ve sonraki yüzyıllarda sebze ve tahıl ekilen alanlara adaçayının yaprak ve sapları serpilirdi. Adaçayına parazitler, böcekler yaklaşamaz. O bir parazit kovucudur. Tarlalarda ekili mahsullerin aralarına serpilen adaçayının saplı yaprakları zirai ilaç olarak kullanılmıştır.

Yaklaşık bir su bardağı kaynamakta olan klorsuz suda, bir tatlı kaşığı taze veya kurutulmuş adaçayı 10 dakika ağzı kapalı olarak kısık ateşte demlenir.
Demlendikten sonra bitkiyi daha fazla suyun içinde bekletmeyin, mutlaka süzüp ayırın. Bu kürün günde iki-üç defa gargarası yapılır.
Ayrıca, beraberinde bir ay boyunca her gün bir çay bardağı adaçayı içilir.

BU KÜRLERLE GÜÇLENİN

Maydanoz-limon kürü ve özellikle soğan kürü güçlü bir grip önleyicidir. Fakat aynı anda iki kür uygulamayın. Gribe karşı, en etkili olan kuru soğan kürüdür.

MAYDONOZ-LİMON KÜRÜ
15-16 adet maydanozu (gövde ve saplarıyla beraber) blender’ın içerisine atın. Üzerine taze sıkılmış iki yemek kaşığı limon suyu ilave edin. Yaklaşık 150 ml (yarım bardaktan biraz fazla) klorsuz su ilave ettikten sonra bir-iki dakika karıştırın. Blender’daki içeriği bir bardağa boşaltın ve sabah kahvaltısından 15 dakika önce için.
Bu kür her defasında taze hazırlanmalıdır. 15 gün boyunca her sabah uygulayın ve beş gün ara verin. Beş gün aradan sonra aynı kürü 15 gün boyunca tekrarlayın.
Kürü uygulamaya başladıktan birkaç gün sonra sabahları nasıl dinç ve zinde kalkmaya başladığınızı hayretle gözlemleyeceksiniz.

SOĞAN KÜRÜ
Kaynamakta olan bir buçuk su bardağı klorsuz suyun içine kabuğu soyulmuş orta boy bir kuru soğanı dörde veya altıya bölüp atın. Beş dakika ağzı kapalı olarak kaynatın. Bekletip ılındıktan sonra için. 15 gün boyunca aç karnına günde iki kez uygulayın. (Öğleden önce veya sonra).
Çalışıyorsanız akşam yemeğinden önce veya akşam yatmadan önce de içebilirsiniz. Haşlanmış soğan dilimlerini tüketmeye gerek yoktur. Kesinlikle soğuk içilmemeli. Ilıktan daha sıcak yudum yudum içilmesi en doğrusu. Her defasında taze hazırlanmalıdır. Kullanılacak olan kuru soğan, pazarlarda satılan açık kahverengi kabuklu, yemeklik soğandır. Özellikle bembeyaz soğan aramaya gerek yoktur. Kür için beyaz, kırmızı ve mor soğan kullanılmamalıdır.
Not: Buradaki bilgilerin herhangi bir hastalığı tedavi amacı yoktur. Bir rahatsızlığınız varsa, mutlaka hekime danışınız.

Size en doğru ve detaylı bilgiyi verecek olan hekiminizdir.

İBRAHİM SARAÇOĞLU KIŞ KÜRLERİ NELERDİR

http://haber-ajans.blogspot.com/
İbrahim Saraçoğlu'ndan kışa özel kürler

Sebze yemekleri sağlıklıdır. Sebze kürleri ise şifa kaynağıdır. Kemik erimesi, prostat, gut ve yüksek tansiyon şikayetiniz varsa, taze sebzeler sayesinde ağrılarınızdan kurtulabilirsiniz.
İbrahim Saraçoğlu'ndan kışa özel kürler
Prof.Dr. İbrahim Saraçoğlu :Pırasa, brokoli, karnabahar, lahana, kereviz, ıspanak. Hiçbiri bir diğerinin yerini dolduramaz. Bu sebzelerin yemeklerini yaptığınızda sağlıklı beslenirsiniz. Ancak sebzelerin şifa dağıtan gücünden faydalanmak için mutlaka kürlerini uygulamalısınız. Sebzeyi pişirirken, ilave ettiğiniz tuz, salça, baharat ve yağ, yemeğinizi damak tadınıza uygun hale getirir. Fakat bu ilaveler sebzenin kür amaçlı kullanılmasına engeldir.

Çünkü pişirme sırasında, sebzelerin kimyası büyük ölçüde değişikliğe uğramaktadır. Yazı dizimizin ikinci bölümünde, siz değerli okuyucularıma bazı kış sebzelerinden nasıl kür yapılacağını ve bu kürlerin nasıl uygulanacağını anlatmaya çalışacağım.

BEYAZ LAHANA
Üzerinde en çok araştırma yaptığım sebzelerdendir. İnsan vücudunun değişik organlarında, yağ dokusunda ve hücre zarında biriken toksinleri (zehirli kimyasallar) vücuttan atmanın en iyi yolu, beyaz lahana kürüdür. “Toksinlerin kaynağı nedir?” sorusunun cevabı oldukça basit. Tükettiğimiz sebze ve meyveler zirai ilaç; et veya süt gibi maddelerse ağır metaller içerir. Havada bulunan gazlar da solunum yoluyla aldığımız toksinlerdir.

Tüm bu zehirli maddeler zamanla vücudumuzda birikir, organlarımıza zarar verir. En çok toksin depolama kapasitesine sahip organlar karaciğer, böbrek ve akciğerlerdir. Toksinler, yağda çözündükleri için vücudun yağ dokusunda depolanırlar. Beyaz lahanadaki etkin maddeler vücudumuzdaki mekanizmayı uyararak, toksinlere suda çözünme özelliği kazandırır. Böylece toksinler, terleme, idrar veya safra kesesi yoluyla vücuttan dışarı atılırlar.

Beyaz lahananın toksin atıcı ve kolon kanserini önleyici özelliğinden istifade edebilmek için formülünü verdiğim kürü, bir yıl boyunca üç veya dört defa yapmak en doğrusudur. Bu küre başladıktan 2 - 3 gün sonra vücudunuzun terlediğini, özellikle yüz kısmınızda yağlı yağlı terlediğinizi göreceksiniz. Dışkıda belirgin şekilde yağ oranının arttığını da farkedeceksiniz. Bu da yağla beraber toksinlerin atıldığını gösterir. Kürü uyguladığınız dönemlerde daha sık banyo veya duş yapmanız sizi hem rahatlatacak hem de deri gözenekleri açıldığından toksinli-yağı atmanıza yardımcı olacaktır. Unutmayın, toksin atan vücut kendini yeniler.

Lahana kürü:
Kaynamakta olan yarım litre suya 6-7 adet beyaz lahana yaprağını parçalamadan atın. 10 dakika ağzı kapalı şekilde hafif ateşte haşlayın. Sabah-akşam (aç veya tok) birer su bardağı için. Bu küre beş gün devam edin. Üç gün ara verdikten sonra tekrar beş gün uygulayın. Kürü her gün taze olarak hazırlamanız şarttır.

BROKOLi
Brokoli üzerindeki araştırmalarım devam etmektedir. Çünkü, çok çeşitli etkin maddeler içeren bir sebzedir. Kadınlarda meme, erkeklerde prostat kanserine karşı koruyucu gücü olan etkin madde ‘sulforafen’dir. Sulforafen, aynı zamanda taze yeşil soğan, havuç, brüksel lahanası ve karnabaharda bol miktarda bulunmaktadır. Amerika’da bu konuda yapılan pek çok klinik deney, brokolinin menopoz dönemindeki kadınlara faydalı olduğunu ortaya koymuştur. Bu dönemdeki kadınların, çok az suda beş dakika haşlanmış brokoliyi ve haşlama suyunu tüketmeleri iyi bir takviyedir. Brokoli, ‘Di-Indolyl-Methan’ (DIM) sayesinde östrojen metabolizmasının dengeli çalışmasını sağlayarak, menopoz döneminin daha sağlıklı geçirilmesine yarar.

KEMİK ERİMESİ
Brokoli, içerdiği zengin kalsiyum oranından dolayı, osteoporoz (kemik erimesi) hastaları için iyi bir yardımcıdır. Brokoli gibi lahana, karnabahar ve maydanoz da, birer kalsiyum deposudur. Fakat brokoli, hem kalsiyum yönünden çok zengindir, hem de içerdiği kalsiyumun büyük kısmı vücudumuz tarafından alınır. Özellikle menopoz dönemindeki kadınların bol süt içerek desteklemeye çalıştıkları kalsiyum açıkları sonuçsuz kalır. Ağırlıkça eşit miktarlardaki brokoli ve sütü karşılaştırdığımız zaman, brokoliden çok daha fazla kalsiyum alırız. Süt içerek kalsiyum açığını kapatmaya çalışan osteoporoz hastalarının bu konudaki gayretleri boşunadır. Ayrıca, brokolide yağ yoktur, sütte ise kolestrolü yükselten yağ grupları vardır. Aksine brokoli, kolestrolün düşürülmesinde de iyi bir destekleyicidir.

PROSTATİT
İyi huylu prostat büyümesine (prostatit) ilişkin şikâyetiniz birkaç yıldır devam ediyorsa, brokoli kürü sizin için ideal. Eğer çalışan bir insan olarak öğle üzeri evinizde olamıyorsanız, yarısını sabah, yarısını akşam aç karnına için. Bu taktirde bir litre yerine 500-600 ml su tüketin. Haşlanmış brokoli parçalarını tüketmek zorunda değilsiniz. Yine de yemek aralarında salata olarak tüketmeniz sizin için daha iyidir. Her yedi günlük uygulamanın sonunda üç gün ara verin. Toplam uygulama zamanı, üç günlük aralar hariç, 21 gündür. Uygulama tamamlandıktan sonra şikayetleriniz tekrar ortaya çıkarsa, bu defa 15 günlük brokoli kürü uygulamanız gerekir. İşe erken gidiyorsanız, haşlanmış brokoli suyunu akşamdan hazırlayın. Yarısını için, geri kalanını sabah içmek için buzdolabında koruyun. Brokoli suyunu içtikten sonra 20 dakika (su hariç) bir şey yiyip içmeyin.

GÖĞÜS HASSASİYETİ
Brokoli, kadınların göğsündeki (fibrokistlere) hassasiyete karşı etkilidir. Hormonlu ve trans- gen tohumdan elde edilen brokoliyi kürlerde kullanmayın. Satın alacağınız brokolinin taze ve diri olmasına dikkat edin. Sararmış brokoli satın almayın. İhtiyacınız olan 21 günlük brokoliyi 200-250 gramlık porsiyonlar halinde derin dondurucunuzda saklayabilirsiniz. Bu halde brokoli, altı ay boyunca özelliğinden hiçbir şey kaybetmez. Uygulama sürecinde ara vermemeniz gerekir. Dikkat edilmesi gereken en önemli nokta şudur: Bu kürü uygularken kahve, çikolata, ceviz (taze veya kuru), portakal ve portakal suyu ve taze beyaz üzüm tüketilmemelidir.

Brokoli kürü:
200-250 gram taze ve koyu yeşil renkli brokoliyi, kaynayan yarım litre suya atın. Ağzı kapalı olarak kısık ateşte altı dakika haşlayın, ılınmaya bırakın. Yarısını kahvaltıdan 20 dakika önce, yarısını öğle yemeğinden 20 dakika önce için. 21 gün boyunca her gün taze olarak hazırlayın. Haşlanmış brokoliyi tüketme zorunluluğu yoktur. Arzu edilirse tüketilebilir. Duruma göre kür tekrar edilebilir. Regli öncesi göğüste hissedilen hassasiyetin, ağrı şikâyetlerinin ortadan kalktığını hayretle gözlemleyeceksiniz.

KEREViZ
Gerek kokusu nedeniyle, gerekse damağa pek hitap etmeyen tadından dolayı ender tüketilen bir sebzedir. Kokusu, içerdiği ‘phthaliden’ maddesinden kaynaklanmaktadır. Kereviz hem dost hem düşman olabilir. Tüm dünyada milyonlarca satan ‘Yeşil Eczane’ adlı kitapta, kereviz, hatta yeşil sapı ve yaprakları, özellikle yüksek tansiyon hastalarına yardımcı tedavi olarak önerilmiştir. Oysa, bu kesinlikle yanlıştır. Araştırmalarımda kerevizin yüksek tansiyon şikayeti olanlar tarafından tüketilmemesi gerektiğini keşfettim. Hipertansiyon veya esansiyel hipertoni rahatsızlığı olanlar, kesin olarak kerevizden uzak durmalıdır. “Yüksek tansiyon şikayetim yok. Kereviz yemeği yersem veya kürünü uygularsam, yüksek tansiyon hastası olur muyum?” sorusu aklınıza gelebilir. Bu sorunun cevabı “Kesinlikle hayır.”

GUT HASTALIĞI
Eski tarihlerden beri Avrupa ülkelerinde zenginlerin hastalığı olarak bilinirdi. Bunun nedeni zenginlerin bol bol et tüketmeleridir. Büyük İskender, Michelangelo ve Darwin gibi ünlüler gut hastalığı çekmişlerdir. Gut, 1’inci ve 2’inci Dünya Savaşı sonrası çok ender görülmüştür. Bunun nedeni savaş sonrası yeterli miktarda etin bulunamamasıydı. Günümüzde sebepleri çok iyi bilinen hastalığın tedavisi, modern tıbbın ürettiği ilaçlarla kolayca mümkündür. Ancak, tekrar etme riski olan bir hastalıktır. Bu hastalığın işkencesini çeken bilir. Eklemlerde birkaç saat, bazen birkaç gün devam eden şiddetli ağrı, kızarıklık ve şişme hissedilir. Gut, ani ataklar içeren ve zaman zaman tekrar eden bir artirit türüdür. En fazla etkilenen yer ayak başparmağıdır. Kronikleşmiş olanlarda dizler, ayak ve kol bilekleri ile ellerin küçük eklemleri etkilenir. Kontrol altına alınmadığında ciddi böbrek rahatsızlıklarına neden olur. Kanda ürik asidi yükselten hastalık, eklemlerde kristalleşme meydana getirir. Bunun sonucunda aşırı ağrı ve yanma hissedilir. Gut şikâyeti olanların deniz ürünlerinden uzak durmaları gerekir. Özellikle karides, ahtapot ve kalamardan. Kırmızı et tüketiminde de ölçülü olmakta fayda var. Kereviz kürü, gut hastaları için mükemmel bir yardımcıdır.

Kür: 1
Orta boy kerevizi dilimleyip, yarım litre suda altı-yedi dakika kısık ateşte haşlayın. Su ılındıktan sonra süzün ve gün içerisinde için. Bu kürü haftada iki-üç kez tekrarlayın.

ROMATİZMA
Kereviz, romatoid artirit (iltihaplı eklem romatizması) şikayeti yeni başlayanlar için de önemlidir. Kürü, en fazla üç hafta uygulanmalıdır. Haşlanmış kereviz dilimlerini tüketmek zorunda değilsiniz. Ancak, ilk hafta kürü boyunca yemenizde fayda vardır. İkinci haftadan sonra sadece haşlama suyunu içmekle yetinebilirsiniz. Birinci haftadan sonra romatizmal ağrılarınızın giderek azaldığını göreceksiniz. İleride tekrar romatizmal ağrılar kendini göstermeye başlarsa, bir haftalık kür yeterli olacaktır. Romatizmal şikâyetler çok fazlaysa, ilk hafta 3-4 defa birer porsiyon uygulanarak başlayabilirsiniz.

Kür: 2
Birer porsiyon dilimlenmiş kerevizi yarım litre suda ağzı kapalı olarak 5-6 dakika kısık ateşte haşlayın. Haşlama suyunu, öğle veya akşam yemeğinden bir saat önce veya yemeklerden iki saat sonra için. Haşlama esnasında tuz veya sıvı yağ kullanmayın. Haftada 2-3 defa tekrarlayın.

ADET DÜZENSİZLİĞİNE KARŞI BİTKİSEL KÜRLER NELERDİR

http://haber-ajans.blogspot.com/
Prof.Dr. İbrahim SARAÇOĞLU'ndan Adet düzensizliğine karşı bitkisel kürler

Prof. Dr. İbrahim Adnan Saraçoğlu, adet düzensizliğine karşı testere dişli arslanpençesi bitkisiyle uygulanan bu iki kürü tavsiye ediyor.

Testere dişli arslanpençesiAdet düzensizliğine karşı Testere dişli arslanpençesi

Arslanpençesi (Allcemilla vulgaris, Lady’s mantle, Frauenmantel)
Özellikleri:

● Bayanlarda tüylenmeye karşı
● Östrojen hormonu yükseltici
● İltihaplı eklem romatizmasına karşı
● FSH hormonu yüksekliğine karşı
● Adet düzensizliğine karşı

Kürleri Uygulamadan Önce Dikkat Edilmesi Gereken Hususlar

1) Testere dişli arslanpençesi yaprak ve sapları beraberce kullanıldığında ishale karşı etkili olabilmektedir. İshal olmayan birisi onun çayını içtiğinde kabız olurum endişesine de kapılmamalıdır. Çünkü kabızlık yapmaz. Bağırsağın perisaltik hareketlerini yavaşlatır ve kontrol altına alır. Hareketli bağırsak sendromu (irritable bowel syndrome, ibs) şikâyeti olanlara iyi bir yardımcıdır.

2) Zor kapanan yaralarda veya ameliyat sonrası ameliyat yaralarının hızlı bir şekilde kapanmasında iyi bir yardımcıdır.

3) Sık sık anemi (demire bağlı kansızlık) yaşayanlara haftada en az beş-altı kez bu bitkinin çayını içmelerini tavsiye ederim.

4) Erken menopoza girme yatkınlığı gösteren bayanların yardımcısıdır. Genç kızlar ve kadınlar adet düzensizliği yaşıyorsalar, testere dişli arslanpençesi mükemmel bir yardımcıdır. O, aynı zamanda kadınlık hormonlarının dengelenmesinde de yardımcıdır. Rahimde oluşmuş miyom veya miyomların neden olduğu ara kanamaları da durdurabilme ve kontrol altına alabilme gücüne sahiptir.

5) Adet dönemlerinde fazla kan kaybına uğrayan veya adetleri uzun süren bayanlara bu bitkiyi öneririm.

6) Testere dişli arslanpençesinin ebter ve/veya GOD tohumların tarımının yapıldığı alanlara yakın bölgelerde yetişenlerin kullanılmaması gerektiğini önemle belirtmekte fayda görüyorum. Ülkemizde, GOD tohumlarla her ne kadar tarım yapılmıyorsa da, ne acıdır ki, sebzede %95 ebter tohum tarımı yapılmaktadır.

7) Oniki yaş altı çocukların herhangi bir kürü hekimlerine danışmadan uygulamalarını kesinlikle önermiyorum.
Kür 1: Adet düzensizliğine ve tüylenmeye karşı

Üç-dört gram (bir tatlı kaşığı) kurutulmuş testere dişli arslanpençesi kaynamakta olan bir bardak (150-200 ml) klorsuz suya atılır. Kısık ateşte on dakika kaynatmaya devam edilir. Daha sonra soğumaya bırakılır ve ılıyınca süzülür. Bir ay boyunca her gün bir su bardağı içilir. Bir aydan sonra bir hafta ara verilir. Bir hafta aradan sonra aynı şekilde bir aylık kür tekrar edilir. Ve kür sonlandırılır. Kürün en uygun içim zamanları sabah kahvaltısından iki saat sonra veya öğleden sonra aç karnına içmektir.

İleride adet düzensizliği tekrar ederse, kür 1 aynı şekilde tekrar edilir.
Kür 2: FSH hormonu yüksekliğine karşı

Üç-dört gram (bir tatlı kaşığı) kurutulmuş testere dişli arslanpençesi kaynamakta olan bir bardak (150-200 ml) klorsuz suya atılır. Kısık ateşte beş dakika kaynatmaya devam edilir. Daha sonra soğumaya bırakılır, ılıyınca süzülür. Bir ay boyunca her gün iki defa bir su bardağı içilir. İlki kahvaltıdan iki saat sonra, ikincisiyse akşam yemeğinden iki saat sonra içilir. Her defasında taze hazırlanması şarttır. Bir aydan sonra bir hafta ara verilir. Bir hafta aradan sonra aynı şekilde bir aylık kür tekrar edilir. Ve kür sonlandırılır.

ÇEKİRDEKLİ KURU ÜZÜM FAYDALARI NELERDİR

http://haber-ajans.blogspot.com/
Sedef Hastalığı, Alerji ve Romatizmalarda Ayaktaki Ödeme Karşı Çekirdekli Kuru Üzüm

Çekirdekli Siyah Kuru ÜzümProf.Dr. İbrahim Saraçoğlu 'dan kürler.

Kür 1: Sedefe bağlı şiddetli kalıntılar

Öğleden evvel ve öğleden sonra olmak üzere günde iki defa aç karnına yirmi-yirmibeş adet üzüm çekirdeği havanda taze olarak ezilir. Havana her defasında iki-üç adet çekirdekli kuru üzüm atılarak ezilir. Ezilmiş olan iki-üç adet çekirdek kaşık yardımıyla ağza alınarak bir miktar çiğnenir ve yutulur. Bu küre on gün devam edilir. İleri dönemlerde gerek duyulduğunda onar günlük kürler halinde tekrarlanabilir.
- Sedef Hastalığı Hk. Detaylı Bilgi
- Sedef Hastaları DİKKAT

Kür 2: Alerjiye karşı direnç kazanmak
Alerjiye karşı vücudunuza direnç kazandırmak istiyorsanız, zaman zaman, dört-beş gün arayla arka arkaya, günde iki kez, aç karnına yirmi-yirmi beş tane siyah kuru üzüm çekirdeğini havanda ezip bekletmeden tüketiniz. Alerjik bir bünyeye sahipseniz veya alerjiye karşı yatkınlık gösteriyorsanız bu kürü ayda bir defa dört-beş gün uygulayabilirsiniz.

Kür 3: Romatizmada ayaklardaki ödeme karşı
Öğleden evvel ve öğleden sonra olmak üzere günde iki defa aç karnına yirmi-yirmi beş adet üzüm çekirdeği havanda taze olarak ezilir. Havana her defasında iki-üç adet çekirdekli kuru üzüm atılarak ezilir. Ezilmiş olan iki-üç adet çekirdek kaşık yardımıyla ağza alınarak bir miktar çiğnenir ve yutulur. Bu küre on gün devam edilir. İleri dönemlerde gerek duyulduğunda onar günlük kürler halinde tekrarlanabilir.
- Ödemin İlacı Diyetisyen Sevil Nas Can
- Ödemi Doğal Yollarla Nasıl Azaltabilirsiniz?

Çekirdekli Siyah Kuru Üzüm Kürleri Uygulamadan Önce Dikkat Edilmesi Gereken Hususlar :

1) Üzüm çekirdeğinin gücünden faydalanabilmek için, raf ömrünün bir yılı geçmemiş olması gerekir. Eğer satın alacağınız siyah kuru üzüm çekirdeklerinin raf ömrü bir yılı geçmişse, amaca uygun değildir. Çekirdekli kuru siyah üzümün raf ömrünü doldurup, doldurmadığını nasıl anlayabiliriz? Bunun için yapılacak iş oldukça basittir. Satın almadan önce, bir-iki tane çekirdekli siyah üzümden ağzınıza alınız ve dişlerinize zarar vermeden dikkatlice çekirdeklerini çatlatınız. Ve çiğnemeye devam ediniz. Raf ömrünü doldurmamış çekirdeklerin hafif buruk tadı açığa çıkar. Çekirdeği çiğnerken hafif buruk tat alınmıyorsa, bir yıldan fazla rafta beklemiş demektir ve amaca uygun değildir.
2) Kaşıntıya karşı kullanılacak üzüm çekirdeklerinin taze olarak ezilmesi gerekir. Önceden hazır olarak ezilmiş üzüm çekirdeklerinin etkisi hemen hemen yok denecek kadar azdır.
3) Üzüm çekirdeklerini dişlerinizle kırmayınız. Dişlerinize zarar verebilirsiniz. Bunun için havan kullanabilirsiniz.
4) Kullanılacak siyah kuru üzümlerin mutlaka iri çekirdekli olanlarını tercih ediniz. Bazı gösterişli kuru siyah üzümlerin çekirdekleri küçük ve dişler arasında kolayca kırılabilmektedir. Böyle olanları tercih etmeyiniz. Gösterişli, iri etli siyah kuru üzümlerin çekirdekleri hem küçük hem de faydaları yok denecek kadar azdır. Hem de iki kat daha pahalıdırlar. Hem kesenize zarardır hem de faydası yok denecek kadar azdır. Küçük boy siyah kuru üzümlerin çekirdekleri genelde iridir. Satın almadan önce birkaç tanesini parmaklarınızın arasında ezmeye çalışarak, çekirdeklerinin iri olup olmadığını kontrol ediniz.
5) Şeker hastasıysanız önerdiğim siyah kuru üzümü tüketmemeniz gerekir. Ayrıca, şeker hastalarının kaşıntıları kan şekerinin yükselmiş olmasından da kaynaklanabilir. Mutlaka hekiminize danışınız.
6) Şeker hastalarının kan şekerleri normal seviyedeyse ve aynı zamanda sedefe veya strese bağlı kaşıntıları varsa ne yapabilirler? Bu durumda olan şeker hastaları, siyah kuru üzümlerin çekirdeklerini ayırarak çıkarabilirler. Etlerinden ayrılmış siyah üzüm çekirdeklerini havanda ezerek bekletmeden ağızlarına alırlar, çiğneyip yutarlar.
7) On iki yaş altı çocukların herhangi bir kürü hekimlerine danışmadan uygulamalarını kesinlikle önermiyorum.
8) Aksi belirtilmedikçe aynı anda birden fazla kür uygulanmamalıdır. Herhangi bir kürün uygulama süresi tamamlanmadan da başka bir bitki çayı (yeşil çay, papatya, ıhlamur, adaçayı, gibi...) içilmemelidir.
9) Tüm kürlerin çelik veya emaye kaplarda hazırlanması gerekmektedir.
10) Kullanacağınız bitkinin raf ömrünün bir yılı geçmemiş olmasına dikkat ediniz.
Not: Hekiminizin verdiği ilaçlar varsa mutlaka kullanınız. Buradaki uygulamayı bir destekleyici olarak kullanınız. Öncelikle, bilmeniz gereken kullanacağınız bitkiye karşı alerjinizin olup olmadığıdır. Bu konuda hekiminizin görüşünü alınız. Hekime gitmeden ve teşhis koydurmadan şikâyetiniz ne olursa olsun, burada yer alan bilgilerle kendi kendinizi tedavi etmeye kalkışmayınız. Burada ki bilgilerin kesinlikle bir hastalığı teşhis amacı yoktur.

İBRAHİM SARAÇOĞLU

http://haber-ajans.blogspot.com/

Prof.Dr. İbrahim SARAÇOĞLU, Show TV'de yayınlanan ve sevilerek izlenen Seda SAYAN'ın sunduğu Sabahın Sedası programındaydı.

Prof.Dr. İbrahim SARAÇOĞLU 'nun Sabahın Sedası'nda paylaştığı bitkisel kürler :

Sinirsel uykusuzluk çekenler

Akşamları yatmadan önce;
1 bardak suyu kaynatıp içine 1 tatlı kaşığı karabaş otunu ilave edip 3 dk. kaynatılacak ve 1 bardak içilecek.

Zona Hasatalığı için Bitkisel Kür :
Taze Semizotu'nu her gün 150-200 gr. tüketilmeli veya yoğurtla karıştırılıp kullanılabilir.

Zona Ağrıları İçin :
Zona ağrılarını dindirmek için günde 2 adet taze armut tüketilmelidir.
Semizotu ve armut aynı anda tüketilmemeli. Aralarında en az 3 saat olmalıdır.

Yumurta çatlamasına yardımcı ve kolay hamile kalma kürü

Yarım litre kaynamakta olan klorsuz suya onbeş-onaltı adet kuru inciri ilave ediniz ve onbeş dakika ağzı kapalı olarak kaynatınız.

Yirmi dakika tamamlandıktan sonra ılımasını bekleyiniz. Ilıdıktan sonra süzülür. Üçe veya ikiye bölerek öğünlerden on-onbeş dakika önce aç karına içilir.

Bu kürün uygulaması :
Detaylı formül ve kullanımı

Adet günü 30 günün üstüne çıkanlar için Havuç Kürü :

Yarım litre suda 3 taze havucu 20 dakika kaynatın ve yukarıda anlatılan incir kürü ile birlikte tüketin. İncir ve havuç kürü karıştırılıp 1 veya 1,5 bardak tüketilmelidir. 20-25 gün kullanılmalıdır.

Havuç Kürü Şifa DağıtıyorUnutkanlık ve Alzheimer için HAVUÇ KÜRÜ :

Bol bol Can eriği (Papazeriği değil) tüketilmeli ve aşağıda verilen havuç kürü kullanılmalıdır.

Üç ay boyunca her gün, akşam yemeğinden iki saat sonra taze sıkılmış bir bardak havuç suyu içilir.

Üç ay tamamlandıktan sonra haftada en fazla 2-3 defa yine akşam yemeklerinden iki saat sonra bir bardak havuç suyu içmeyi alışkanlık haline getirmek gerekir. Havuç suyunu içtikten sonra üzerine başka bir şey tüketmemeye özen gösterilmelidir. Her gün akşam taze olarak hazırlanması ve fazla bekletilmeden tüketilmesi gerekir.
(Detaylı bilgi)


Hamile Kalamayanlar için Mucize Soğan Kürü :

İki bardak klorsuz suyu (yaklaşık 250-300 ml) kaynatınız.

Orta boy yemeklik kuru soğanın en dış açık kahverengi ince kabuğunu soyduktan sonra dörde veya altıya bölüp kaynamakta olan suyun içerisine atınız. Ağzı kapalı olarak beş dakika kaynattıktan sonra ocaktan indirip ılımaya bırakınız. Ilıyınca, süzülür ve ılık olarak bir su bardağı öğle yemeğinden on dakika önce içilir. Aynı şekilde akşam yemeğinden önce tekrar taze olarak hazırlanıp on dakika önce içilir.

Bu küre onbeş gün devam edilir ve kür sonlandırılır.

Kullanım Detayları - Videolu Anlatım

Adet Sancıları İçin Bitkisel Kür :
Testere dişli aslanperçemi veya Civanperçemi kullanılabilir (mümkünse sarıçiçekli olanı)

Adet döneminin başlamasına üç gün kala uygulamaya başlanır ve bitimine kadar devam edilir. Bir tutam civanperçemi (yaklaşık beş gram) yarım litre kaynamakta olan suyun içine atılır. Ağzı kapalı olarak hafif (kısık) ateşte 3 dakika demlenir. Ilıdıktan veya soğuduktan sonra süzülür. Âdet döneminin başlamasına üç gün kala her gün sabah ve akşam bir su bardağı içilir. Her gün taze olarak hazırlanır. Reglinin bitimine kadar devam edilir. Bu kür her âdet döneminde birkaç ay uygulanır. (Devamı)

Çocuklar için Zihin Açıcı Kür :
Özellikle dikkat dağıtıcı unsurlardan çocuklarınızı koruyun.
Akşam yatmadan önce 1 çay bardağı dolusu taze sıkılmış havuç suyu içirilmeli ve günlük en fazla 50 gr. kaliteli çikolata yiyebilirler.
Yetişkinler bu kürden 1 su bardağı içebilir.

Trigliserit ve Kolestrelolünüz yüksekse :
Yeşil mercimek tüketilmelidir. (Çorba olarak tüketilebilir, çok az yağlı)
Hazırlanışı ve diğer öneriler için

Kolestrol için Çay Tarifi :
1 bardak suda 1 çubuk tarçını beş dakika kaynatıp için. Haftada 3-4 defa içilmeli.

Prof.Dr. İbrahim Saraçoğlu son yazılar. Prof.Dr. İbrahim Adnan SARAÇOĞLU

* Çekirdekli Kuru Üzümün Faydaları
* Adet Düzensizliğine Karşı Bitkisel Kürler
* Saraçoğlu Kış Kürleri
* Domuz Gribine Karşı Kürler
* Sperm arttırıcı doğal kür
* Bitkisel Tedavilerde Dikkat Edilmesi Gerekenler
* Sağlıklı ve hızlı kilo almanın yolları
* Akciger kanseri ve wilson hastalığına karşı kür

Blogger Geç İndexlenme Sorunu ve Çözüm Yollari için okuyun

www.haber-ajans.blogspot.com
Herkez Son günlerde blogger in çöktuğu gibi saçma saçma şeyler söyluyorlar neymiş blogger indexlenmiyormuş ee kardeşim sen yazi çalarsan,COPY+C yaparsan tabikide indexlenmez.....
milleti bloggerdan soğutmak mi istiyorlar amaçlari ne anlamiş değilim birkere arkadaşlar blogger in çökme,bitme gibi bir ihtimali yok niye diceksiniz.. Google nin göz bebeği blogger'dir. o yüzden inanmayiniz bu tür yalan haberlere.
ben Blog umu Açali tam 8 gün oluyor. bu yaziyla birlikte 44 yazim var.
dün google örumceği (googlebot) gelmiş ve sitemdeki 42yaziyi İndexlemiş öysaki daha 2gün evvel indexlenmiş sayfa sayim "5" di şimdi inanmiyan arkadaşlar olucaktir elbette o yüzden buraya gidip kontrol edebilirle bakin blogger indexlenmiyor,çöktu,bitti diyenlere söyluyorum Bune peki 8 günde 42 index ?? lan herneyse şimdi anlatima geçelim sizin sorun dediğiniz şeyi nasil çözücez ??

Çabuk ve hizli indexlenmek istiyorsaniz eğer. şunlari yapmanizi tavsiye ederim en azindan ben bunlari yaptim.


1 - Özgün İçerik ve Doğru bilgi
Aci ama gerçek google botlari sanildiği kadar aptal değil. o yüzden Özgün yazi yazarsaniz çok hizli gelişirsiniz ve indexlenirsiniz... tabi blog unuzun değeride diğer siradan bloglara göre daha fazla artar o yüzden özgün içerik tavsiye'ediyorum.

2 - Sitemap ??

Sitemap'inizi google servisi olan "google web tools" sitenizi tanitin. ve 3tane sitemap gönderin

*http://blogisminiz.blogspot.com/feeds/posts/default
*http://blogisminiz.blogspot.com/rss.xml
*http://blogisminiz.blogspot.com/feeds/posts/default?orderby=updated

bunlari her sitede anlatiyorlar diceksiniz... durun daha bitmedi :)

3 - Sitenizi Pingletin

Sitenizin hizli indexlenmesi için gereken bir madde bir çok Ping servisi var ama ben size
bunu veya bunu tavsiye ederim.... 2 sinide deneyin.

4 - Blogger "SEO" Title
Hani blogger seo eklentisi diye yirtiniyorlarya. işte en iyisi ve başarilisi bu başlik (title) düzenlemesi...


<data:blog.pageTitle/>


Yukaridaki Kodu bulup aşşağidaki ile değiştiriyoruz...



<data:blog.title/>

<data:blog.pagename/>-<data:blog.title/>




5 - Sürekli ve güncel yazi yazin

işte bence işin en önemli kisimlarindan biri... günde en az 2-3 yazi yazmaya çalişin, Bence Diyorum çunku kim ne derse desin işin en önemli kismi sürekli ve güncel yazi yazmadan geçiyor.

* Günde en az 2yazi yazin
* Eski yazilarinizi Güncelleyin(düzenleyin)

6 - Backlink (Link takasi) Yapin
Benim gibi yeni açilan bloglarin en büyük sorunu Link takasi yapicak blogger veya blog bulamamaktir. allahtan benim çevrem varda "pagerank" i 2-3olan üçdört arkadaş ile link takasi yaptim tabi buda doğal olarak indexlere yansidi... bir dahaki güncellemedede en az "pagerank" im 1olucaktir.

7 - Sosyal Paylaşim siteleri.

Bir çok blog yazarinin dikkate almadiği ama bir o kadar önemli olan. Hit ve İndex e çok faydasi olan bir uygulama veya taktik diyelim...facebook,twitter vb gibi sitelerde reklam yapmak onlari sömurmek.. ben şuan için sadece "facebook" dan yararlaniyorum..
bir hayran sayfasi açtim ve fanbox unu siteme koydum. böylece yazilarim a devamli facebooktan. misafir gelicek. : ) en azindan hit artişi olucaktir. buda blog yazarlarini psikolojik açican etkiler. xD hevesleri artar.
8 - Temaniz ve Tasariminiz

Önemsiz sanilan bir madde daha tema ve tasarim, türkiyedeki webmasterlar o kadar düz mantik ve yanliş bilgi biliyorki. anlatamam "googlebot"larini aptal zanneden arkadaşlara söyluyorum. googlebot lar sanildiği kadar aptal değil tabikide basitte değiller. o yüzden tasarimida dikkate aliyorlar. tasarimi iyi olan ve olmiyan bloglari karşilaştirin karari siz verin şimdi bot un dikkat ettiği yerleri söyliyeyim sizlere.....

* Sosyal Paylaşim Butonlari
* Sitenizdeki Yorumlar.
* Sitenizde Son yazilari gösterin
* Arşiv veya Sitemap gösterin.
* Link takasi yaptiğiniz siteleri görunur bir yere koyunuz sitenin en altina koyan arkadaşlari gördum yapmayin yanliş.
* Devamini Oku Eklentisini kesinlikle Kurun
www.haber-ajans.blogspot.com

Makyaj yapmanın püf noktaları nelerdir

www.haber-ajans.blogspot.com

Pürüzsüz ve kalıcı bir makyaja sahip olmak istiyorsanız cildiniz ve dudaklarınızı makyaja hazırlamanız gerekir. İhtiyaçlarınız ise; cilt tipinize uygun nemlendirici krem ve süzme baldır. Bal; içeriğindeki anti bakteriyel maddeler sayesinde cildin temizlenmesini, sıkılaşmasını ve ölü hücrelerin arındırılmasını sağlar. Süzme balı; yüz, boyun ve dudaklarınıza masaj yaparak sürün. Sadece 5 dakika bekledikten sonra ılık suyla durulayıp havluyla kurulayın. Cilt tipinize uygun nemlendirici krem sürüp, cildinizin kremi emmesini bekleyin.
Cildiniz makyaja hazır hale geldi ve başlamak için son bir adım kaldı: kaşlarınız! Işıklı bir ortamda kaşlarınızı kontrol edin, fazlalıkları cımbız yardımıyla alın. Kaşlarınızın düzgün şekilli olmasını sağlamak için temiz ve kuru bir diş fırçasının üzerine az miktarda saç spreyi sıkıp kaşlarınızı tarayın. Diş fırçası; kaşlarınızı kolayca taramanızı sağlarken, sprey; şeklinin sabitlenmesine yardımcı olur.
Yüzünüzdeki lekeleri gizlemek, sivilce izlerini kapatmak ve pürüzsüz makyaj için fondöten olmazsa olmazlardan biridir. Fondöten; kullanacağınız diğer makyaj malzemeleri için uygun bir zemin hazırlar.
Fondöten sürmek için en uygun yöntem; süngerdir. Parmak uçlarıyla sürmek, tırnak içlerinin kirlenmesine ve zor yayılmasına neden olur. Nemlendirilmiş cildinize sünger yardımıyla cilt rengine uygun fondöten sürün.
Gün boyunca makyajınızın kalıcı olmasını sağlamak, parlamasını önlemek için kullanabileceğiniz en uygun makyaj malzemesi pudradır. Toz pudralar kolayca uygulanır ve doğal görünür. Büyük bir fırça yardımıyla toz
pudrayı, fondöten üzerine uygulayın.
Gözlerine parlak bir görünüm kazandırmak, koyu halkaları gizlemek için beyaz simli farı göz çevresine uygulayın. Her göz rengine yakışan gri göz kalemini gözlerinizin alt ve üst bölümüne sürün. Dilerseniz kıyafetinizle uyumlu renkte göz farı tercih edebilirsiniz.
Kirpiklerinizi kıvırıcıyla kıvırdıktan sonra rimeli; kirpik diplerinden uçlarına doğru bir kat sürün. Rimel kuruduktan sonra sadece uçlarına bir daha sürün.
Elmacık kemiklerinizi belirginleştirmek, yüzünüze canlılık vermek için büyük bir fırça yardımıyla allık sürün. Allık sürerken doğru noktaları bulmak için en ideal yöntem; aynanın karşısında gülmek ve elmacık kemiklerinize doğru yatay hareketlerle sürmektir. Beyaz tenliyseniz pembe; buğday ve esmer tenliyseniz şeftali tonlarında allık tercih edebilirsiniz.
Makyajın son adımında dudaklarınızı ruj ya da parlatıcı ile renklendirin. Rujun kalıcı olmasını istiyorsanız; ince bir kat fondöten uyguladıktan sonra rujunuzu sürün. Günlük kullanım için pastel renkler ve şeffaf dudak parlatıcılarını tercih edebilirsiniz.
www.haber-ajans.blogspot.com

Youtube kapatılması hakkında düşünceleriniz...

Youtube kapatılması hakkında düşüncelerinizi bekliyoruz arkadaşlar neden kapatıldı yorumlarınız ve ne zaman açılacağını tahmin ediyorsunuz.

Dünya kupası hakkında düşünceleriniz..

arkadaşlar dünya kupası hakkında düşüncelerinizi bekliyoruz.
www.haber-ajans.blogspot.com

Blogger blogspot site doğrulama sorunu

Şimdi sizlere çok basit ve kolay olan Blogger, Blogspot site doğrulama ve sitemap ekleme nasıl yapılır ondan bahsedeceğim.
Bu yazımda sizlerle bir çok webmaster arkadaşımızın sorunu olan, ücretsiz blogspot(blogger) bloglarında, site doğrulamasından ve Google’a sitemap yollamasından bahsedeceğim.
Öncelikle www.blogger.com adresinden şifrelerimiz ile kumanda panelimize giriş yapıyoruz.
Daha sonra bilgisayarımızda ayrı bir sayfa açarak;
1- Buradan Google sitemap adresine giriyoruz.
2- Kontrol panelinin hemen altındaki site eklemek için buraya tıklayın yazan yere tıklayarak site adını yazıyoruz(örnek haber-ajans.blogspot.com).
3- Sitemizi ekledikten sonra doğrula seçeneğine tıklayarak, bir meta etiket ekle bölümünü seçiyoruz. Bize şöyle bir meta etiket verecek;




Bu etiket her sitede ayrı ayrıdır orada size verilen etiketi kullanmalısınız.


4- Bize verilen bu etiketi kopyaladıktan sonra blogger.com adresindeki kumanda paneline dönüp sırasıyla;
a)Yerleşim,
b)HTML’yi Düzenle,
c)HTML’yi düzenle altında hemen şablonu düzenle seçeneğini göreceksiniz. Onun içerisinde <data:blog.title/> yazan yerin hemen altına kopyaladığımız meta etiketini yapıştırıyoruz.
d) Meta etiketini yapıştırdıktan sonra aşağıdaki şablonu kaydet seçeneğine tıklıyoruz ve şablonumuza meta etiketini eklemiş oluyoruz.
5- Google webmaster tools adresine geri dönerek Doğrula seçeneğine tıklıyoruz. Sitemizi doğrulamış olduk.
6- Google webmaster tools adresimizde üstteki kontrol paneli yazan yere tıklayınca göreceksinizki sitemiz doğrulanmış fakat Site haritası yazan yerin hemen altında Ekle diye bir yazı göreceksiniz. Ekle dedikten sonra sırasıyla; Site haritası gönder yazan yere atom.xml yazarak site haritası göndere tıklıyoruz.
Evet arkadaşlar sitemizi hem doğrulamış olduk hemde site haritamızı oluşturmuş olduk. Artık yazdığınız yazıların ne kadar çabuk Google’da listelendiğini farkedeceksiniz.

KPSS’YE REKOR BAŞVURU

Öğrenci Seçme ve Yerleştirme Merkezi (ÖSYM) Başkanı Prof. Dr. Ünal Yarımağan, KPSS'ye başvuru sayısının 800 bini geçtiğini söyledi.


 Maltepe Üniversitesi'nde "LYS Bilgilendirme Toplantısı" adı altında düzenlenen seminere ÖSYM Başkanı Ünal Yarımağan'ın yanı sıra İl Milli Eğitim Müdürü Muammer Yıldız, Maltepe Üniversitesi Rektörü Prof. Dr. Kemal Köymen ve çok sayıda eğitimci katıldı. Yeni sınav sistemini tüm yönleriyle eğitimcilere  anlatan  Yarımağan, toplantı öncesi basın mensuplarının sorularını yanıtladı.

BİR ADAY 4 SINAVA GİRİYOR

Bir günde iki sınava girmek zorunda kalacak adayların İstanbul'da yaşayabilecekleri trafik çilesinin sorulması üzerine Yarımağan, "Biz imkanlar ölçeğinde adayların en rahat edeceği programları yapmaya çalışıyoruz. Ama imkanlar ölçeğinde. Örneğin Temmuz ayında yapılacak KPSS'ye başvuru sayısı 800 bini geçti. KPSS'de bir aday cumartesi-pazar günleri 4 sınava giriyor. Orada bu olabilirken LYS'de çok az sayıda adayın bir hafta sonunda veya bir günde sınava girmesi eleştiri konusu oluyor. İmkanlarımız olsa bunu yapmayız. Ancak biz büyük bir kitle için düzenlemeyi bu şekilde yaptık ki, bir sınava bir hafta sonu, diğer sınava diğer hafta sonu girsin. Ancak yabancı dil sınavıyla birlikte kendi alanı dışındaki diğer sınava giren 7-8 bin dolayındaki öğrencinin böyle bir durumu oldu. Bu durum da bence çok yıkıcı bir durum değil" diye konuştu.

NASIL RAHAT EDİYORSANIZ O ŞEKİLDE ÇALIŞIN

Yarımağan, LYS'ye girecek öğrencilere tavsiyelerde bulunarak, adayların nasıl rahat ediyorlarsa o şekilde çalışmaya devam etmeleri gerektiğini söyledi. Bu sınavların önceki yıllardaki sınavlara göre tek değişikliğinin sınavların ayrı olması olduğunu belirten Yardımağan, "Her testin soru kitapçığı ayrı. Biz çok az sayıdaki görevlilerimizin bütün uyarılarımıza rağmen hata yapmalarından çekiniyoruz. Ben öğrencilerden hata yapan görevlileri uyarmalarını istemiyorum. Sisteme öğrenciler de sahip çıksınlar. Bir başka isteğim de birden çok test olduğunda her adaya verilecek test kitapçıklarının aynı tür olması lazım. Örneğin bir öğrenciye matematik kitapçığı B verildiyse, geometrinin de B verilmesi lazım. Burada eğer bir yanlışlık olursa öğrenci kendi durumuna sahip çıksın. Bir nevi görevlileri denetlesin, hata yapan görevlileri uyarsın. Çünkü sonunda bundan zarar görecek olan öğrencilerdir. Bu iki konuda öğrencilerden dikkatli olmalarını rica ediyorum" dedi.

BU SENE SINAV 2 AŞAMALI

"Bu sene ilk kez sınav iki aşamalı yapıldı. Sonuçlarından ve getirisinden memnun musunuz?" sorusuna ise Ünal Yardımağan, "Sınav sistemi çok fazla değişmedi. Sadece bir oturumda yaptığımız sınavı parçaladık, ayrı arı oturumlarda yapıyoruz. Soru türleri aynı, dersler aynı. Bence bu ortam adaylar için daha iyi. Bundan önce adayların önüne 7-8 test veriyorduk. Hangisinden başlayacak, hangisine ne kadar süre ayıracak, öğrenciler bu konuda sorunlar yaşıyordu. Bence bu sınavda çok rahat. Sınava girecek, önünde sadece matematik testi olacak, geç kalırsam geometriyi cevaplayacak mıyım endişesi olmayacak. Bence öğrenciler açısından tek sakıncası her şey bir günde bitmiyor. Sonuç olarak toplamda öğrencilerin büyük çoğunluğu 3 sınava girecek. Ama sonuçta öğrencilerin lehine olacağını düşünüyorum. Öğrencilerden rahat olmaklarını, çok endişe duymamalarını ve ellerinden geleni sınavda yapmalarını istiyorum" yanıtını verdi.

MARDİN VE VAN'DA ÖĞRENCİLER DIŞARI İLLERE GÖNDERİLDİ

Yarımağan, bu sınavda da öğrencilerin tercihleri dışında başka yerde sınava girip girmeyecekleri yönündeki bir soruya da yanıt verdi. Her sınav merkezinin belirli bir kapasitesi olduğunu belirten Yarımağan, "Mesela Mardin'in 10 bin kişilik kapasitesi var. Ancak 17 bin kişi Mardin'de sınava girmek isterse, 17 bin kişiyi sınav yapacak okul imkanı olmadığı için mecburen 7 bin kişiyi Mardin dışında başka yerlere göndermek zorunda kaldık. Bu tarz olaylar Mardin ve Van'da oldu. Özellikle Güneydoğu'daki illerimizde okul kapasitesiyle öğrenci sayısı arasında dengesizlik var. Ancak bu sınavda bu kesinlikle olmadı. Sayılar sınırlı olduğu için bu sınavda her aday girmek istediği merkezde sınava girecekler, hem de birinci tercihlerine gidecekler" dedi

BASUR VE HEMOROİD İÇİN DEREOTU

Sabah, öğle ve akşam yemeklerinden 15 dakika önce aç karnına, 1 yemek kaşığı dolusu taze yeşil dereotunu bir kaç kez çiğnedikten sonra 2-3 yudum su ile yutun.


Basura karşı mükemmel bir çözüm getirmektedir. Bir ay boyunca uygulanmalıdır.

Megan Fox Jonah Hex filminde elleri kelepçeli görülüyor

Amerikalı oyuncu Megan Fox, kelepçeli ve seksi haliyle dikkat çekiyor.

"Jonah Hex" adlı yeni filminde eli silahlı bir hayat kadınını canlandıran Amerikalı oyuncu Megan Fox, filmin tanıtım görüntülerindeki seksi kareleriyle dikkat çekti.
Görüntülerde, bir ipe asılı ve elleri kelepçeli olan oyuncunun üzerinde bacaklarını açıkta bırakan, ön tarafı kesilmiş uzun bir etek, korse ve jartiyer var.

Western tarzı filmde Josh Brolin, Mickey Rourke gibi ünlü oyuncular da yer alıyor. Fox'un oyunculuk yeteneğini öven Rourke, "Bu kadar güzel olan bu kızın, birlikte çalıştığım en iyi genç oyuncu olduğunu görmek benim için hoş bir sürpriz oldu" dedi.

Yeni lider Türkiyehaber-ajans.blogspot.com

 haber-ajans.blogspot.com

ABD gazetesi: İslam dünyasının yeni lideri Türkiye

ABD'nin saygın gazetelerinden New York Times, Türkiye'nin İslam dünyasının yeni lideri olarak ortaya çıktığı yorumunu yaptı.


Princeton Üniversitesi öğretim üyesi Bernard Haykel ve doktora öğrencisi Elliot Hen-Tov tarafından kaleme alınan "Türkiye'nin Kazancı, İran'ın Kaybı" başlıklı yazıda, "Mavi Marmara" olayının ardından İran'ın küresel düzeyde ortaya çıkan İsrail karşıtı havadan büyük yarar göreceğinin tahmin edildiği, ancak sonucun böyle olmadığı belirtildi.

Yeni bir rol üstlendi
Yazıda, bu olayın ardından İran'ın etkisinin azaldığı, Türkiye'nin ise "modern, demokratik, uluslararası alanda saygı gören, İsrail'e ve ABD'ye karşı çıkabilen bir ülke olarak sürpriz bir şekilde yeni bir rol üstlendiği" görüşüne yer verildi.

Güçlü Türkiye ABD'nin yararına
Gazetenin yazısında, pek çok Amerikalının uzun zamandır müttefiki olan Türkiye'nin son dönemdeki davranışından dolayı kendilerini ihanete uğramış hissedebileceğini, oysa güçlü bir Türkiye'nin Sünni Arap dünyasında liderlik rolü üstlenmesinden ABD'nin yarar göreceği yorumu yapıldı.

Gazze'ye uygulanan ablukanın gevşetilmesi ya da kaldırılmasının Türkiye'nin zaferi olarak görüleceği kaydedilen makalede, Başbakan Recep Tayyip Erdoğan'ın konuşmalarının hem seçmenlerine, hem de İslam dünyasına çekici geldiği, Erdoğan'ın Filistin davasının baş savunucusu durumuna geldiği görüşü savunuldu.

Arap aydınları Türkiye'yi lider görmek istiyor
New York Times'ın yorumunda, önemli Arap entelektüellerin, "İran'ın devrimci Şiiliği" ile "Suudi Arabistan'ın hem sıkı, hem de siyasi açıdan etkisiz Vahabizmi" arasında kalmaktan rahatsız oldukları, Türkiye'nin Arap dünyasına liderlik etmesini umdukları görüşüne yer verildi.

İran'ın nükleer meselesi konusunda, Türkiye'nin Brezilya ile birlikte giriştiği çabalarla da Müslüman dünyasının takdirini aldığı ifade eden yazıda, Türkiye'nin Araplar için hem yatırım, hem turizm merkezi olduğu, Orta Doğu'nun uzun zamandır Türk mallarıyla dolup taştığı belirtildi.

"Türkiye'nin Arapların kalplerini, akıllarını ve ceplerini kazanırken, İran'ın işinin giderek zorlaştığı" yorumu yapılan yazıda, Batılılaşmış, rehafa kavuşmuş ve demokratik bir ülkenin İslam dünyasının öncüsü olmasından ABD'nin "kazanacağı çok şey olduğu" görüşüne yer verildi.
haber-ajans.blogspot.com

Suudi kadınlardan emzirme tehdidi haber-ajans.blogspot.com


Gulf News gazetesinin haberine göre, bir kadının sütünü emen kişinin, o kadının oğlu sayılacağını bildiren bir fetvayı lehlerine kullanmayı planlayan kadınlar, “Araç kullanmamıza izin vermezseniz şoförlerimizi emzirir, onları oğullarımız yaparız” tehdidinde bulundu. İsmini vermek istemeyen bir Suudi kadın, “İslam benim araba kullanmama izin vermiyor ama yabancı bir erkeği emzirmeme izin verecek, öyle mi?” diyerek tepki gösterdi.


haber-ajans.blogspot.com

Terkedildim haber-ajans.blogspot.com

Tabii ki ilişkiniz ve birlikte olduğunuz erkekle ilgili gerçeklerle yüzleşerek. Tek edilmenin dayanılmaz yükünü üzerinizden atmanın artık zamanı geldi...
Hemen hemen herkes hayatının bir döneminde terk edilmiştir... İstenmeyen, geride bırakılan ya da başkası için bir anda yok sayılan taraf olmanın ezici yükünü kaldırmak hiç kimse için kolay olmasa gerek! Birlikte geçirilen zamanın bir anda gereksiz bir kâğıt parçası gibi buruşturularak çöpe atılması ve anıların hiç yaşanmamışçasına yok sayılması terk edilmenin belki de ruhu en çok yaralayan kısmı.
Güvensizlik ve Çaresizlik Hissi
Psikoterapist ve Yaşam Koçu Christine Webber, terk edilmenin herkesin başına gelebilecek bir olay olduğunu söylüyor ve şöyle devam ediyor; "Terk edilmenin yol açtığı hayal kırıklığı, bir insanın hayatta hissedebileceği en kötü duygulardan biri. Reddedilmek, insanı derinden yaralayan ve gururunun kırılmasına sebep olan sarsıcı bir deneyim. Bir anda yüz üstü bırakılmak ve istenmeyen kişi olmak, özellikle kadınlarda güven problemine yol açabiliyor. Bu kötü deneyim, kişinin sonraki hayatında özgüveninin sarsılmasına ve diğer insanlarla olan ilişkilerinde güvensiz ve şüpheci bir tavır takınmasına neden olabiliyor. Bana başvuran hastalarım, böyle bir deneyimden sonra kendilerini sanki zor bir operasyon ya da büyük bir trafik kazası geçirdikten sonra yeniden hayata adapte olmaya çalışıyormuş gibi hissettiklerini söylüyorlar. Genellikle biz kadınlar, terk edildikten sonra hissettiğimiz o boşluğu artık hiç kimsenin dolduramayacağını ve hayatımızın geri kalanında bir daha âşık olamayacağımızı düşünüyoruz. Ancak böyle hissetmemiz bunun doğru olduğu anlamına gelmiyor. Acı çekmemize rağmen mantıklı düşünmek, terk edilmenin acısını biraz olsun azaltıyor. 'Terk edildiğim için kendimi çok mutsuz ve yıkılmış hissediyorum' diye düşünmek gayet normal. Ancak bu cümlenin devamı 'Artık kimseyi onun kadar sevemeyeceğim ve yalnız kalacağım' olursa, o zaman kendimizi daha da karamsar ve çaresiz bir ruh haline sürüklemiş oluruz. Bunu atlatmamız ise çok daha zor olur."
Kadınlar Kendilerini Suçluyor
Birçok kadın, hiç bir açıklama yapma gereği duymayan sevgilileri ve eşleri tarafından bir anda terk edilebiliyorlar. Ancak çoğu kadın, güzel, zeki, duyarlı ve çekici olan hemcinslerinin dahi terk edilebileceğini unutuyor ve ilk önce karşısındakini suçladıktan sonra eleştiri oklarını hatalı olmadıkları halde acımasız bir şekilde kendilerine yöneltiyorlar.
Kadınlar Uzlaşma, Erkekler Kaçma Taraftarı
Psikoterapist ve yaşam koçu Christine Webber'e göre ilişki bitme noktasına geldiği zaman kadınlar ve erkekler bu durumu farklı tepkiler vererek karşılıyorlar. Webber şu yorumlarda bulunuyor; "Erkekler, geçmişten bu yana doğaları gereği stresle baş etmek için genellikle iki taktik uygularlar. Ya kavga ederler ya da kaçarlar... Kadınlar ise diğer konularda olduğu gibi ilişkilerindeki herhangi bir sorununun çözümünde de daha yapıcı davranarak orta yolu bulmaya çalışırlar. Kadınlar, erkekleri terk edecekleri zaman zaten önceden bunun sinyallerini vermiş ve şikâyetlerini dile getirmişlerdir. Erkekler ise daha önceden şikâyetçi oldukları konuları dile getirmedikleri için bıçak kemiğe dayanınca da buna ihtiyaç duymaz ve bir anda her şeyi kestirip atarak ilişkideki sorunlardan kaçmak ve uzaklaşmak isterler. Bu tabii ki herkes için geçerli bir varsayım değil; ama genellikle ilişkilerde erkek ve kadının rolü bu şekildedir. Basit bir problem söz konusu olduğunda kadınların bu problemi çözmek için konuşmak istemesi, erkeklerin ise sıkılarak konuyu bir an önce kapatmaya çalışması bunun en basit örneği..."




Nasıl Baş Ederim?
Terk edilmenin verdiği acının üstesinden gelme ve hayatını bıraktığı yerden devam ettirme, kişinin çocukluğunda yaşadığı olaylar ile de doğrudan ilişkili olabiliyor. Terk edildiği zaman kendilerini kısa sürede toparlayan ve olayları tüm gerçekliğiyle kabul ederek yoluna devam eden kadınların, çocukluk dönemlerinde özgüven sahibi oldukları ve anne babaları tarafından istenmeme duygusunu yaşamadıkları gözlemleniyor. Sevgilisi ya eşi tarafından terk edildikten sonra takıntılı bir şekilde davranmaya başlayan ve hatta kendisini terk eden partnerini daha da ulaşılmaz ve çekici bulan kadınların ise çocukluklarında reddedilme duygusunu yaşadıkları, babalarıyla problemli ilişkilere sahip oldukları ortaya çıkıyor.
Psikolog Simon Matthews; "Genellikle karşı cinsle olan ilişkilerimizde farkında olmadan çocukluk yıllarında yaşadığımız problemlerin çözümünü ararız. Bir kadının terk edildikten sonra kendisini bırakan partneri ile yeniden birlikte olmak istemesi, aslında onu gerçekten yanında istediği ya da sevdiği anlamına gelmeyebilir. Bu duyguyu daha önce travmatik bir şekilde yaşadığı için aynı acıyı hissetmemek adına bunu istiyor olabilir. Terk edilmenin acısıyla baş etmek için atılacak en önemli adım, bilinçsizce şartlandığımız bu duygularımızı mantık süzgecinden geçirmek, gerçekten ne istediğimizin farkına varmak ve kendi kendimize karşı dürüst davranmak olmalı. Bir uzmandan da yardım alınabilir" diyor.
Webber ise terk edilmenin çaresizliği ile baş etmek için şunları öneriyor; "İçinizde biriktirdiğiniz öfke ve hayal kırıklığından oluşan o zehri atana kadar konuşun. Arkadaşlarınıza, sevdiklerinize ve ailenize duygu ve düşüncelerinizi anlatmaktan çekinmeyin. Önemli olan, artık anlattıklarınızdan sıkılacak hale gelene kadar konuşmanız. Anlattığınızda yükünüzün hafiflediğini, anlatmaktan sıkılmaya başladığınızda ise artık olanları önemsemediğinizi fark edeceksiniz. Bunun dışında daha sosyal bir yaşam sürmeye başlayın. Mutluluk hormonunun yardımınıza koşması için bol bol spor yapın, işinizle meşgul olun, arkadaşlarınızla buluşun ve şimdiye dek yapmaya zaman bulamadığınız ya da eski partneriniz istemiyor diye ihmal ettiğiniz hobilerinize zaman ayırın. Bir süre sonra kendinizi daha iyi hissettiğinizi fark edeceksiniz... Yalnız olmadığınızı, hemen hemen herkesin aynı şeyleri yaşadığını ve bir şekilde üstesinden geldiğini de aklınızdan çıkarmayın

Sıcak havaya dikkat haber-ajans.blogspot.com

haber-ajans.blogspot.com
Trakya Üniversitesi (TÜ) Tıp Fakültesi Halk Sağlığı Anabilim Dalı Öğretim Üyesi Doç. Dr. Galip Ekuklu, yaptığı açıklamada, küresel ısınma ve iklim değişikliğinin etkisiyle sıcaklıkların, bazı bölgelerde mevsim  normallerinin üzerinde seyredebildiğini, bu durumda vücudun adaptasyon sistemini olumsuz etkilediğini belirtti.

Aşırı sıcaklardan dolayı yaşanan sağlık sorunlarının başında aşırı sıvı ve mineral kaybının geldiğini ifade eden Ekuklu, bu kayıplardan en kolay etkilenen risk gruplarının ise bebekler, çocuklar, hamileler ve yaşlılar olduğunu ifade etti.



Sıcak havalarda özellikle bu grupların daha dikkatli davranması ve olumsuzlukları en aza indirecek önlemler alması gerektiğini vurgulayan Ekuklu, şöyle devam etti:

"Aşırı sıcaklar, insanlarda sıcak çarpması kas krampları, bulantı, kusma, kalp ritm bozuklukları, bilinç kaybı, beyin ödemi, gıda zehirlenmeleri, cilt yanıklarına neden olabilir. Bu sorunlar içerisinde en sık karşılananı ise sıcak çarpmasıdır. Aşırı ısı artışının neden olduğu bu tabloda kişide aşırı terleme, halsizlik, yorgunluk, baş dönmesi, bulantı, kusma, kas krampları, sinirlilik, belirtileri bilinç kaybına kadar da gidebilmektedir.

Sıcak çarpması yaşayan kişinin hemen serinbir yere alınıp eğer bilinç kaybı gibi ağızdan beslenmeyi engelleyen bir durum yoksa sıvı-elektrolit kaybının giderilmesi gerekir. Bu amaçla 1 litre suya 1 çay kaşığı tuz ve 1 çay kaşığı karbonat karıştırılarak kişiye içirilir. Daha ağır tabloların yaşandığı durumda kişiye hastane koşullarında müdahale edilmesi ve damardan sıvı verilmesi gerekebilir.






 ALINACAK ÖNLEMLER
Yaz ayları ve sıcak havaların olduğu dönemde sıvı alımının artırılmasının önemli olduğunu vurgulayan Ekuklu, şunları kaydetti:  "Bunun dışında kronik hastalığı olanlar sıcak havalarda güneş altında durmamalı, ilaçlarını düzenli kullanmalıdırlar. Alınması gereken en önemli önlem sıvı tüketimidir. Özellikle aşırı sıcaklarda özel bir engel yoksa günde 1,5-2 litre sıvı tüketilmeli. Sıvı tüketimi konusunda bebek ve çocuklar özellikle önemlidir. Taze meyve suyu ve ayran bu konuda ilk akla gelenlerdir. Aşırı sıcaklarda alkol tüketimi önemli bir risk yaratır, bundan uzak durmak gerekir. Özellikle güneşin dik geldiği saatlerde (12:00-16:00) açık havada bulunulmamalı. Sıcakta dışarıda dolaşmak zorunda olanlar mutlaka şapka  takmalı, açık renkli bol kıyafetler giymeli. Bu tarz, terlemeyi ve sıvı kaybını bir derece önleyecektir.

Yaz aylarında besin zehirlenmelerinin önüne geçmek için hazırlanan yemekler fazla bekletilmeden tüketilmeli. Pişmiş ve çiğ gıdalar ayrı ayrı saklanmalı. Pişmiş yemekler soğumadan buzdolabına konmalı. Mayonez gibi yağlı gıdaların sıcakta bekletilmemesi gerekir. Yağlı ve kızarmış yemeklerin tüketimi azaltılmalı. Özellikle etli ve sütlü besin maddeleri dışarıda bekletilmemeli. Açıkta satılan ve bozulma olasılığı yüksek olan gıda maddelerinden kaçınılmalı. Mümkün olduğunca pişmiş ve sulu gıdalar tercih edilmeli. Alınan tüm gıda maddelerinin son kullanma tarihleri kontrol edilmeli."
    

Yeni sezon mayo modelleri haber-ajans.blogspot.com

20 Haziran 2010 Pazar

haber-ajans.blogspot.com

yeni sezon mayo modelleri


Kom, 2010 yaz koleksiyonu için modern ve cesur çizgileri yan yana getirerek, bu sezon da yine dikkat çekici tasarımlar sunuyor.
KOM’un yeni koleksiyonu ile bu sezon plajlar her zamankinden şık ve cıvıl cıvıl olacak. Straplez bikinilerin ve mayokiniler öne çıktığı koleksiyonda özel kumaşlar, grafikler ve farklı desenler bulunuyor. Siyah, kırmızı, beyaz, leopar, fuşya, gümüş, kahve ve turkuaz gibi tonların sıkça kullanıldığı koleksiyonda tasarımlar farklı aksesuarlarla hareketlendirilerek elegan bir tarz oluşturuluyor.
Farklı yaş ve beden gruplarına hitap eden CUBA serisinde kahverengi ile pastel renklerin karışımı ve denizin turkuazını hatırlatan mavi tonları ile lila ve pembeler birarada.. Yağlıboya tablolardaki gibi fırça darbeler birbirini kesen çizgiler, desenlerde ve aksesuarlarda kullanılan balık ve kelebek figürleri CUBA serisinin detayları arasında…

Tropik iklimin pozitif enerjisini hissettiren TROPICANA serisi, güneş ışığının parlak renk paleti, sarı, oranj ve pembeler, iri yapraklı leopar ve yılan emprimeler, özel lamineli kumaşlar, grafik baskılar ve genç görünüm için stilize çiçek desenleri, renkli puanlar, küçük çiçek desenleri, renk ve desen kombinasyonlarıyla son derece elegan bir seri…
NOMADE serisinde şık ve lüks hippy tarzı hakim… Saçaklar, metal zımbalar, naturel renkler, naturel dokular, bunlarla miks edilmiş oranj, beyaz, kırmızı ve mavi tonlar, renkli hayvan desenleri, naturel renkteki hayvan desenlerinin üzerine parlak renkli baskıları, iri parlak plastik halkalar, sallantılı aksesuarlar ve emprimeler üzerinde renkli taş baskılar, alabildiğince şık ve özgürlükçü tasarımlar NOMADE serisinde…

SO CHIC serisinde kırmızı-beyaz, siyah-beyaz, Siyah-krem renkleri ağırlıkta… Altın ve gümüş aksesuarlar, biye ve baskı detaylarıyla zenginleştirilmiş özel kesimler, klasik hayvan desenleri, ışıltılı kumaşlar, siyah ve naturel tonların ağırlıkta olduğu mayo ve bikiniler klas bir şıklıktan ödün vermeyenler için vazgeçilmez bir seri olacak.
CARIOCA serisinde siyah ve beyaz zemin üzerine canlı renklerle hazırlanmış desenler ile siyah-beyaz-kırmızı, siyah-beyaz-sarı, siyah-beyaz-pembe gibi çarpıcı renkler bir arada… Spor modellerde sarı ve pembe biyelerin füme ile birleşimi, kontrast renklerde iç içe geçmiş çizgiler, siyah-beyaz pano desenlerde sarı ve fuşya gibi renklerle oluşturulmuş biye detayları, Gümüş ve kontrast renklerle kombinlenmiş şal desenler ve iri plastik halkalar, kemik ve metal aksesuarlar bu yaza damgasını vuracak.

 
 
 
 
Copyright © Haber ajans